YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2616
KARAR NO : 2009/2906
KARAR TARİHİ : 07.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlu …’in alacaklısından mal kaçırmak amacıyla üzerinde benzin istasyonu bulunan Kozan, Şevkiye Mahallesi, 386 Ada 15 parselde kayıtlı taşınmazdaki hissesini 12.1.2005 tarihinde ağabeyleri olan diğer davalılara sattığını belirterek tasarrufun iptalini, hissenin yeniden borçlu adına tescilini dava ve talep etmiştir.
Davalı Söner Bilgiç, davaya cevap vermemiştir.
Davalı … ve … vekili davalı …’in vesayet altında olduğunu ve dava konusu tasarrufun tarafı olmadığından kendisine husumet yöneltilemiyeceğini, davalı …’in ise Almanya’da yaşadığını, dava konusu taşınmazın 3/4 hissesini davalı …’e verdiği vekaletname ile üzerindeki ipotek ve hacizle birlikte 470.630.00.YTL bedelle aldığını, taşınmaz üzerindeki mevcut bina ve istasyonun davalı …’e ait olup arsa kısmını aldıklarını tapunun iptaline karar verilemiyeceğini, haciz tarihi ile tasarruf tarihi arasında iki yıldan fazla süre olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalı …’in vesayet altında olduğu ve davanın vasiye yöneltilemediği; ayrıca tasarrufun tarafı olmadığı, dolayısıyla kendisine husumet yöneltilemiyeceği gerekçesiyle davalı … aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı … ile … yönünden ise tasarruf tarihi ile aciz belgesinin verildiği tarih gözönüne alındığında İİK.nun 278.madde de öngörülen 2 yıllık sürenin geçtiği, dolayısıyla anılan maddede öngörülen unsurların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın bu davalılar yönünden de reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı …’in dava konusu tasarrufun tarafı olmaması nedeniyle kendisine husumet yöneltilemiyeceğine göre, davalı … yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 280/1 maddesi gereğince malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması gerektiği, 2.fıkra da ise 3.şahıs borçlunun 3.dereceye kadar kan veya sıhrı hısımı ise borçlunun 1.fıkrada beyan olunan durumunu bildiği kabul edilmiştir. 3.fıkra da ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamı veya mühim bir kısmının devir veya satın alan veya bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edileceği, bu karinenin ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az 3 ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiği veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asılmakla beraber Ticaret Sicil Gazetesiyle, mümkün değilse bütün alacaklılarının öğrenmesini temin edecek şekilde ilan olunduğunu ispatla yürütülebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davalı borçlu ticari işletme niteliğindeki üzerinde benzin istasyonu bulunan taşınmazın 3/4 hissesini kardeşi davalı …’e satmıştır.
Mahkemece değerlendirilen İİK.nun 278. maddesi hükmü ivazsız tasarrufların butlanına ilişkin olup tasarrufun iptaline karar verilebilmek için tasarrufun hacizden, acizden geriye doğru iki yıllık süre içinde yapılmış olması gereKir. Aciz halinde olduğu anlaşılan borçlu …’in muaccel halde olan borcunu ödemeyerek 12.1.2005 tarihindeki sahibi olduğu taşınmazın hissesini kardeşi …’e satmak suretiyle alacaklıları ızrar kastıyla hareket ettiği taşınmazın ticari işletmenin devri niteliğinde olduğu davanın 5 yıllık süre içinde açıldığı gözetilerek olayın İİK.nun 280.maddesi ve dava konusu taşınmazın başka bir alacak nedeniyle Kozan İcra Müdürlüğünün 2006/18 Talimat dosyasından satış aşamasında olduğu anlaşıldığından anılan dosyada incelenerek İİK.nun 283/2 madde kapsamında yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
3-Kabule göre de; dava … yönünden husumet nedeniyle reddedildiğinden AAÜT’nin 7. maddesi gereğince davalı … yararına maktu vekalet ücreti takdiri yerine nisbi vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.5.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.