Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/6095 E. 2009/2229 K. 09.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6095
KARAR NO : 2009/2229
KARAR TARİHİ : 09.04.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan … Toptan ve Perakende Paz. Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklı davacıyı zarara uğratmak için kendisine ait aracı davalılardan …’a sattığını onunda diğer davalı …’ye sattığını öne sürerek aracın satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … Toptan ve Perakende Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili aracı şirketin borçlarının ödenmesi için satıldığını, mal kaçırma kastının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …,aracı iyi niyetle satın aldığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalıların kötü niyetinin kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece davalıların kötü niyetinin kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. İİK. 280/I maddesi malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edileceğini öngörmüş aynı maddenin ikinci fıkrası ise üçüncü şahıs borçlunun karı veya
kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarının borçlunun mali durumunu bildiği farzolunacağı hükmünü getirmiştir. Somut olayda dosya arasındaki bilgi ve belgelerden borçlu şirket ortaklarından … 3. Kişi konumundaki davalı …’ın yeğeni olduğu, diğer davalı …’nin ise aynı köyden ve aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğinden İİK’nun 280. maddesi uyarınca ve yargısal uygulamalara göre borçlu şirketin mali durumunu ve zarar verme kastını bilebilecek durumda olduklarının da kabulü gerekir. Diğer yandan borçlu şirketin yaptığı iş nedeniyle tasarrufa konu olan kamyonetin ticari işletmesinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. İİK’nun 280/son maddesi uyarınca ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan şahsın borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiği kabul olunur. Bu karine ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay önce yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber, Ticaret sicili gazetesiyle, bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir. Somut olayda yasanın öngördüğü yazılı bildirim veya ilanın yapıldığı, devir işleminin bu suretle gerçekleştirildiği ileri sürülüp kanıtlanamadığından ve davalılar … ile …’nin borçlu şirketin mali durumu ile ızrar kastını bilebilecek durumda olmaları nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarda açıklanan nedenlerle yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.