Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6736 E. 2022/9324 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6736
KARAR NO : 2022/9324
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ : … 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 10.12.2015 gün ve 2014/139-2015/217 sayılı hükmün Dairemizce 26.06.2019 gün ve 2018/340 -2019/4843 sayılı ilamla bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarih ve 6763 sayılı Yasa’nın 43 ve geçici 4/1. maddesi uyarınca dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin uzun yıllardan beri JELİBON markasını kullandığını, bu markayı 1985 yılından itibaren Türkiye’ de ve 43 ülkede tescil ettirdiğini, TPE tarafından da JELİBON markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davalının ise müvekkiline ait JELİBON markasını NAKO Jelibon biçiminde tescil ettirdiğini ve kullanmaya başladığını, haksız yarar elde ettiğini, davalının bu marka tescili nedeniyle müvekkilinin markasının ayırt edici karakterinin zarar göreceğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/17695 sayılı markanın hükümsüzlüğünü, iptalini, sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Gebze’ de yerleşik olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, NAKO Jelibon markasının asli unsurunun NAKO ibaresi olduğunu ve NAKO markasının tanınmış marka olduğunu, JELİBON ibaresinin tali unsur olarak kullanıldığını, davacının JELİBON markasının tanınmış bir marka olmadığını, NAKO Jelibon markasının tescil ettirilmesinin ve kullanılmasının hukuka aykırı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının JELİBON biçimindeki tanınmış markasının, davalı tarafça NAKO JELİBON biçiminde kullanılması durumunda davacının tanınmış markasının ayırt edicilik ve kaynak gösterme fonksiyonunun zarar görebileceği, ortalama tüketicinin, NAKO JELİBON markalı malların kimden geldiği yönünde tereddüt yaşayabileceği, davacı ve davalı arasında işletmesel bir bağlantı kurabileceği,yine davacının JELİBON markasının gıda sektörü bakımından tanınmış bir marka olduğu ancak bu tanınmışlığın gıda sektörü dışına taştığı, JELİBON markasının 23. sınıftaki iplikler emtiası bakımından kullanılması durumunda da, davacının markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalı tarafça haksız bir yararlanmanın söz konusu olabileceği, böylece 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesindeki haksız yararlanma koşullarının oluşacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiş, Dairemizin 27.09.2017 tarih ve 2016/2539 esas ve 2017/4808 karar sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesinin kararı onanmıştır.
Dairemizin 27.09.2017 tarih ve 2016/2539 esas ve 2017/4808 karar sayılı ilamı aleyhinde, davalı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine, her ne kadar mahkemece davalının 23. sınıfta ‘‘tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler’’ emtiasında tescilli ‘‘NAKO JELİBON’’ markasının davacının 30. sınıfta şekerleme mamüllerinde tanınmış ‘‘JELİBON’’ esas unsurlu markalarından haksız yarar sağlayacağı gerekçesiyle 556 sayılı KHK m. 8/4 uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmişse de, davalı markasının tamamen farklı bir sektöre yönelik olması ve hedef tüketici kitlesinin de tamamen farklı olması nedeniyle davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından mahkeme kararının bozulması gerekmiş olup,davalı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilerek, onama ilamının kaldırılmış, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince ise, davacının markasının rekabet ilişkisi içinde olmadığı mallarda kullanılmasının markanın tüketicinin zihnindeki yerinin kademeli olarak azalmasına ve dağılmasına, markanın tekliğinin ve eşitsizliğinin zarar görmesine neden olacağı yani davacının markasının sulandırılması sonucuna yol açacağı, davalının dava konusu markanın kullanımıyla çağrıştırılmak istenenin yumuşak bir örgü ipi olduğu ve bu ipin yumuşak, hoşa gidecek bir şey olarak anlatılmaya çalışıldığı, bu da davalının haksız bir yarar sağlamasına neden olacağı gerekçesiyle İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 10/12/2015 tarih ve 2014/139 esas ve 2015/217 karar sayılı ilamının marka hukukunun genel ilkelerine uygun olduğu ve gerekçesinin yerinde olduğu nedeniyle verilen kararda direnilmesine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.