Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/28049 E. 2023/376 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28049
KARAR NO : 2023/376
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2015/775 Esas, 2016/434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği, katılanın sanığa iftira atmasını gerektirir herhangi bir durum bulunmadığına, tanık …’nin kovuşturma ve soruşturma aşamalarındaki beyanları arasında bulunan çelişki tartışılıp değerlendirilmeden eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçe ile beraat kararı verildiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanık arasında olay öncesine dayanan husumet bulunduğu ve … Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/536 Esas sayılı dosyası nedeni ile 11.02.2015 tarihindeki duruşma sonrasında sanığın 4. kat adliye koridorunda katılana hitaben “Bu iş burda kalmayacak, bunun hesabını soracağız.” diyerek tehditte bulunduğu iddiası ile kamu davasının açıldığı belirlenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, katılanın soyut beyanları dışında dosyada başka somut, kesin, bilgi ve görgüye dayanan, her türlü şüpheden uzak delil bulunmaması ve tanık …’nin kovuşturma aşamasında alınan anlatımları karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3. Katılanın soruşturma aşamasında;
“… 11.02.2015 tarihinde … Asliye Ceza Mahkemesinde 2014/536 sayılı dosyanın duruşması için geldim. Duruşmaya girmeden önce şüpheli … ve yanında bulunan yaklaşık 15 kişilik grup beni sürekli gözle taciz etti. Burada duruşmaya girdim ve ifademi verdikten sonra duruşma salonundan çıktıktan sonra … ve yanında bulunan şahıslar benim üzerime geldiklerinde avukatım … beni alarak adliye içerisinde bulunan yangın merdiveninden beni üst kata çıkardı. Bu sırada şüpheli … ile yanında bulunan adamlar bana hitaben bu iş burada kalmayacak, bunun hesabını soracağız diyerek beni tehdit ettiler…”
Şeklinde, kovuşturma aşamasında;
“İddianamedeki hususlar doğrudur, olay günü avukatım … ile birlikte duruşmadan çıktık, bu sırada tanımadığım ancak sanık … ile birlikte gelen iki kişi arkamızdan geliyordu, avukatım … kolumdan tutarak beni yangın merdivenine doğru götürdü, bu sırada arkamıtzdan gelen bu iki kişi “bu iş burada kalmayacak bunun hesabını soracağız.” dediler, ben kişileri tanımıyorum, ancak bu kişileri …’nın gönderdiğini düşünüyorum…”
Şeklinde, olayın gelişimine ilişkin farklı anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4. Tanık … soruşturma aşamasında;
“… Ben olay günü müşteki …’ı … Asliye Ceza Mahakemesinin 2014/536 esas sayılı dosyasında vekili olarak temsil etmekteydim. Müştekiyi temsilen duruşmaya girdim. Duruşma bittikten sonra mahkeme salonu dışında şüpheli … ile birlikte 5-10 kişinin dışarıda beklediklerini gördüm. şüpheli … ile birlikte diğer şahısların üzerimize geldiğini görünce ben müvekkilim olan müştekiyi olay yerinden uzaklaştırmak istedim ve olay yerinden ayrıldım. Yangın merdiveninden yukarı çıkarken …’nın yanında bulunan ismini bilmediği duruşma salonuna giren iki kişi yangın merdiveninden yukarıya doğru yönelerek müşteki …’a hitaben bu iş burada kalmayacak , bunun hesabını soracağız şeklinde sözler sarfetti…”
Şeklinde, kovuşturma aşamasında;
“Olay günü … Adliyesinde … Asliye Ceza Mahkemesinde duruşma vardı, bu duruşmada şuan huzurda bulunan sanık katılan tarafındaydı, katılan olan … ise sanık tarafındaydı, arkada izleyiciler vardı, koridorda da 5-6 kişi vardı, ben duruşmadan sonra müvekkilim … ile dışarıya çıktım ve herhangi bir tartışma olmasın diye merdiven boşluğundan yukarıya doğru götürürken kalabalığın arasından gelen 2 kişi bu iş burada kalmaz, bunu yanınıza bırakmayacağız dediler, şuan huzurda bulunan sanık … bu iki kişiden biri değildi, ben …’nın müvekkilim …’i tehdit ettiğini görmedim, tehdit etseydi ben görürdüm, o iki kişinin kim olduğunu bilmiyorum, şuan görsemde teşhis edemem.”
Şeklinde, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında tutarlı anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması ile bu savunmayı doğrular mahiyetteki tanık …’nin anlatımları karşısında, Mahkemece verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.