Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/9105 E. 2023/634 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9105
KARAR NO : 2023/634
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli 2015/513 Esas, 2015/685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, aynı maddenin onuncu fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesi ile yedinci fıkrası, aynı kanunun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasın mükerrirlere özgü infazı ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri;
Mağduriyetine neden olan hükmü temyiz ettiğine, ilişkindir.

B. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri;

1.Sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi,

2.5237 sayılı Kanun’un 62 nci madde gereği indirim uygulanması,

3. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 21.05.2015 günü, arama kararına dayalı, sanığın işlettiği Berivan Ticaret isimli iş yerinde yapılan arama sonucunda toplam 1.241 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık aşamalardaki savunmasında; suça konu sigaraları satmak için bulundurduğunu beyan etmiştir.

3. Suça konu sigaraların kaçak olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

4. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Sanığın adli sicil kaydına göre 5607 sayılı Kanun uyarınca mükerrir olduğu, tekerrüre esas alınmamış olsa da sanığın adli sicil kaydında kaçakçılık suçundan verilen birden çok mahkumiyet hükmüne ilişkin ilamların bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek, ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

3. Birden fazla tekerrüre esas sabıkası bulunan sanığın, en son kesinleşen Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/375 E. – 2011/887 K. sayılı ilamına konu sabıkasının tekerrüre esas alınması gerekirken, daha önce kesinleşen ilamın tekerrüre esas alınması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra gereği kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmekle birlikte, 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ”İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece tekerrüre esas alınmamış olsa da, sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas, Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1020 E., 2012/936 K. sayılı, 2008/214 E., 2008/478 K. sayılı, 2007/1346 E., 2008/229 K. sayılı,
2009/1662 E., 2010/22 K. sayılı, 2009/319 E, 2008/967 K. sayılı, 2010/1151 E., 2011/174 K. sayılı, 2011/375, 2011/887 K. sayılı ilamları ile ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamların 5607 sayılı Yasanın 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerekmesi ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

4. 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer verilen; “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
” şeklindeki düzenleme karşısında, dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddelerinin ilgili fıkraları gösterilmeden müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

5. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre davaya katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılan olarak kabul edilip, gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin (1). Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli 2015/513 Esas, 2015/685 Karar sayılı kararına yönelik sanık ile katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.