YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/308
KARAR NO : 2009/2196
KARAR TARİHİ : 09.04.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını, davacı sürücünün hafif alkollü olmasına rağmen olayın alkolün etkisi ile meydana gelmediğini, olaya ilişkin olarak görevlilerce tutulan tutanağın doğru olmadığını ve davalı tarafça olayın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle tazminat ödenmediğini açıklayarak, 49.391,00.TL.sigorta tazminatının olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının doğru beyan yükümlülüğüne uymadığını ve hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 36.843,00.TL.nın 25.07.2006 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşları sırasında, gerek devamlarında, gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Taraflar arasında geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi, TTK.nun 1281 nci maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Ancak, olayın sigortalının iddia ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmiş olması halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 nci maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler bu şekilde olmakla beraber; sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartları’nın 1.5 nci maddesi ve TTK.nun 1292/3 ncü maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbarda bulunma mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde kalacak şekilde ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığının ispat külfeti sigortalıya geçer.
Ayrıca,Poliçe Genel Şartları’nın B.1-1.5 ve B.1-1.7. maddeleri uyarınca, sigorta ettiren riziko ile ilgili her türlü bilgi ve belgeleri verip tazminat yükümlülüğü ve miktarı ile rücu haklarının saptanmasına esas araştırma ve incelemelere izin vermeye yükümlüdür. Bu bilgi ve belgeler sağlandıktan sonra, sigortacı tazminat ödeyip ödemeyeceğini, ödeyecekse niceliğini, varsa sorumlu üçüncü kişilere yönelik doğacak rücu hakkını öğrenebilecektir.
Açıklanan bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında, 25.07.2006 olay tarihinde resmi görevlilerce tutulan tutanakta; sigortalı aracın denize uçmasından sonra, araç içerisinden davacı-sigorta ettiren … ile Ferdi Altıntop isimli şahısların çıktığı, giysilerinin ıslak olduğu, kendilerine araç sürücüsünün kim olduğu sorulduğunda, sağlıklı bir bilgi alınamadığı, daha sonra araç sürücüsünün ıslak elbiselerini değiştirmek için eve gittiğini ve kaza yerine geleceğini bildirdikleri, sürücünün ismi sorulduğunda hatırlamadıklarını söyledikleri, yaklaşık yirmi dakika sonra kaza yerine gelen … … isimli şahsın sürücünün kendisi olduğunu beyan edip, daha sonra araç sürücüsünün kendisi olmadığını beyan etmiş olduğu,davacı-sigorta ettirenin de kaza sırasında araç içerisinde olmasına rağmen, çelişkili (şaibeli) beyanlar üzerine trafik kazası tespit tutanağının
düzenlenemediği anlaşılmaktadır. Ayrıca, davacı-sigorta ettiren tarafından kaza ile ilgili belgelerin davalı sigortaya verilmemesi ve sürücünün belirlenememesi nedeniyle hasar dosyasının açılmadığı da anlaşılmaktadır.
O halde, davacı-sigortalı değinilen bu yükümlülükleri yerine getirmemiş, rizikonun sigorta güvencesi dışında kalmasını gerektiren hallerin bulunabileceği yolundaki kuşku ve belirsizlikleri ortadan kaldırmadığı gibi, olay sonrası kaza yerine gelen resmi görevlilere aracın sürücüsünün kimliği konusunda çelişkili/yanıltıcı beyanlarda bulunmuş ve kaza tespit tutanağı düzenlenmesini engellemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının riziko sonrası bildirim ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09.04.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.