Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/7631 E. 2023/909 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7631
KARAR NO : 2023/909
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma Kabule göre; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/898 Değişik iş sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 19 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/191 Esas, 2021/142 Karar sayılı kararına Cumhuriyet
savcısı tarafından yapılan itirazın, reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.02.2022 tarihli ve 2021/29729 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2022 tarihli ve KYB-2022/26873 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14/04/2022 tarihli ve KYB-2022/26873 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında;
Sanık hakkında, evvelce 29.06.2018 tarihli uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden yapılan soruşturma evresi sonucunda Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2018 tarihli ve 2018/7304 soruşturma, 2018/314 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararını müteakip, 18.03.2021 tarihli eylemi nedeniyle sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak suçunu oluşturduğu kanaati ile Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesince 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/8 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddeleri gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, itiraz reddine karar verilerek kesinleştiği,
Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/191 esas, 2021/142 sayılı kararına konu 18.03.2021 tarihli suçun, sanık hakkında verilen önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlali niteliğinde olduğu, söz konusu suça ilişkin ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından kamu davasının düşürülmesi ile birlikte ihbarda bulunulması gerektiği halde, merciince itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanığın 18.03.2021 ve 03.06.2021 tarihli eylemleri nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2021 tarihli ve 2021/5284 soruşturma, 2021/2138 esas, 2021/187 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/191 Esas, 2021/142 Karar sayılı kararı ile, sanığın eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 19 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Cumhuriyet savcısının karara sanık aleyhine itiraz ettiği,
C. İtirazı inceleyen mercii Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/898 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,
D. Sanık hakkında daha önceden, 29.06.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2018 tarihli ve 2018/7304 soruşturma, 2018/314 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile tedaviye tabi tutulmak suretiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın usulûne uygun şekilde tebliğ edilerek 10.01.2019 tarihinde kesinleştiği, İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 14.01.2021 tarihli ve 19/5138 DS sayılı yazısı ile, yükümlülüklerine uygun davrandığı, 18.10.2020 tarihinde infazın tamamlandığı hususunun bildirildiği,
Anlaşılmıştır.
E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin 8 inci fıkrasında “Bu Kanun’un;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle mahkemece 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’ın 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde
görülüyorsa, düşme kararı verilerek Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulması gerektiğinden,
Somut olayda, sanık hakkında, evvelce 29.06.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminden yapılan soruşturma sonucunda Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2018 tarihli ve 2018/7304 soruşturma, 2018/314 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararının kesinleşmesinden sonra, 18.03.2021 ve 03.06.2021 tarihli eylemleri nedeniyle sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaati ile Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, itirazın reddine karar verilerek kesinleştiği, Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/191 Esas, 2021/142 Karar sayılı kararına konu 18.03.2021 tarihli suçun, sanık hakkında verilen önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlali niteliğinde olduğu, söz konusu suça ilişkin ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “kamu davasının düşmesine” ve Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği, 03.06.2021 tarihli eylemin ise artık ihlal niteliğinde olmayıp bağımsız bir suç teşkil edeceği ve bu suç yönünden ise ihbar sonrasında kamu davası açılması halinde, mahkemesince zincirleme suç hükümleri de gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından; merciince itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/898 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.02.2023 tarihinde karar verildi.