YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3998
KARAR NO : 2009/5723
KARAR TARİHİ : 28.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının desteğinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 5.000,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatını, 5.000,00 YTL manevi tazminatını, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olarak ) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda 13.639,30 YTL ye yükseltmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesiyle, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ,manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesiyle, tüm kusurun ölen yayaya ait olduğunu, davacının destek zararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı için 8.000 YTL destekten yoksun kalma tazminatı, 3.000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline ( davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı olarak ) karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınmış bulunduğuna göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Borçlar Kanununun 45/2. maddesinde, “ ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararlarını da tazmin etmek lazım gelir” hükmüne yer verilmiştir. Davacının ölen eşi çalışmıyor olsa da, ev hanımı olup muhtemel ömrünün sonuna kadar ev işlerini yapması da sağ kalan eşine destek niteliğinde olduğundan asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği varsayılarak davacının yoksun kaldığı destek zararının hesaplanması gerekir.Bu kriterler ışında yapılan hesaplamaya göre 20.11.2007 tarihli bilirkişi raporunda davacının destek zararı miktarının 13.699,30 YTL olduğu belirtilmiş ancak Mahkemece soyut gerekçe ile bilirkişi görüşüne itibar edilmemiş olması, ayrıca 1945 doğumlu olan davacının yaşı, çocuk sayısı ile sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında %20 gibi yüksek bir oranda evlenme ihtimali indirimi yapılması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.