YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18663
KARAR NO : 2023/559
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.03.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca iftira suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/137 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 … maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suç kastının olmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ve re’sen görülecek diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Müştekinin sanığın kiracısı olduğu, aralarında tahliye davası olup mahkeme tarafından tahliye kararı verildiği, kararın henüz kesinleşmediği,sanığın savcılığa 29.11.2015 tarihinde dilekçe verip, müştekinin 2 arkadaşıyla dükkanında kumarhane işlettiklerini, kendi dükkanının kepenklerini kırarak izinsiz içeri girip konut dokunulmazlığını ihlal ettiğini belirterek suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Şikayet üzerine müşteki hakkında soruşturma başlatıldığı, bu arada müştekinin borcun tamamını icraya depo ettiği, tehiri icra kararı alması için kendisine mehil vesikası verildiği ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan eylemin atılı suçu oluşturmadığı bir haktan yararlandığı,unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar tarihi olan 09.03.2016 yerine, 05.11.2015 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki yazılı hak yoksunluklarına hükmolunamayacağı anlaşılmakla, tebliğnamenin bu yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Sanığın mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce etkin pişmanlık göstererek iftiradan döndüğü, bu itibarla hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
2. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla;sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği mağdura hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu davada;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakta ise de, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden hükümde yukarıda (1) nolu bentte açıklanan gerekçe ile hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/137 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde
görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2023 tarihinde karar verildi.