YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3983
KARAR NO : 2022/9262
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.01.2018 tarih ve 2015/1186 E. – 2018/77 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.03.2021 tarih ve 2018/2044 E. – 2021/644 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … Elektrik… A.Ş. arasında 25.08.2015 tarihli Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, dava dışı … Elektrik A.Ş. ile davalı … arasında akdedilen 20.08.2015 tarihli Elektrik Alım Satım Anlaşması gereği elektrik satış sözleşmelerinden doğacak hak ve alacaklarının 1.852.305,00 TL tutarlı kısmı 04.09.2015 tarihli temlikname ile davacı müvekkili tarafından temlik alındığını, temlik hususunun davalı …Ş.’ne ihtarname ile doğmuş ve doğacak her türlü alacağın toplam temliki tutarına ulaşıncaya kadar yalnızca davacıya ödenmesinin bildirildiğini, davalı …Ş.’nin ihtarnameyi yazılı olarak kabul, beyan, taahhüt ve teyit ettiğini, Davalı Şenerji A.Ş.’nin bu yazılı teyidi ve taahhüdü üzerine de dava dışı … Elektrik … A.Ş.’ne müvekkili şirketi tarafından 1.000.000,00 TL tutarında Faktoring ön ödemesinin yapıldığını, Müvekkilinin temlik aldığı Elektrik Alım Satım Anlaşması kapsamında dava dışı … Elektrik … A.Ş. tarafından, davalı adına tanzim edilen 610.650,00 TL tutarlı elektronik faturanın davalı şirketçe ödemesinin yapılmayacağının bildirdiğini, davalı adına kesilen bu fatura nedeniyle başlatılan takibe itiraz edildiğini, birleşen davada ise: dava dışı … Elektrik A.Ş. ile yapılan temlik sözleşmesi gereği bu şirketin davalıya kestiği 21.10.2015 tarihli 305.325 TL tutarlı elektronik faturanında ödenmediğinden takibe konu edildiğini ve yapılan her iki takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacının dava dışı şirket ile yapılan temliknameden bilgi sahibi olduklarını ancak dava dışı şirketin EPİAŞ tarfından ikili anlaşmalarının durdurulması üzerine durumu davacıya bildirerek dava dışı şirketten olan alacak nedeniyle takas hakkını kullandıkları ancak davacının kabul etmediğini, 04.09.2015 tarihli temlikname teyit mektubunun takastan feragat anlamına gelmeyeceğini, dava dışı şirketten alacaklı olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalı …’nin dava dışı … firması ile akdetmiş olduğu sözleşme ve protokoller kapsamında Ekim ayı kullanımı için 3.035.196 TL tutarında ödeme yaptığı, ödenen bu miktarın 1.831.950 TL’lik kısmına ilişkin enerjiyi … A.Ş.’den satın aldığı, 04.09.2015 tarihli temlik sözleşmesi ile dava dışı … A.Ş.’den satın aldığı elektrik enerjisi bedeli 1.852.305 TL’ye ulaşıncaya kadar davacı …’e ödeme yapacağını 04.09.2015 tarihinde kabul ettiği,kabul beyanından sonra 01.10.2015 tarihinde dava dışı …’a 3.035.196 TL ödeme yaptığı, … A.Ş. tarafından 30.09.2015 tarihli 610.650 TL, 21.10.2015 tarihli 305.325 TL bedelli elektrik enerjisi satış bedeline yönelik faturanın düzenlendiği, her ne kadar 305.325 TL bedeli fatura davalı …’nin ticari defterlerinde kayıtlı olmasa bile davalı …’nin tespit edilen Ekim ayı kullanım bedelinin 1.831,950 TL olarak tespit edildiği, davacı … Tarafından düzenlenen 610.650 TL ve 305.325 TL bedelli 2 adet fatura içeriği elektrik satışının davalı …’nin Ekim ayı kullanım bedeli olan 1.831.350 TL’nin içerisinde kaldığı, davalının takas mahsup talebinin BK’nın 188/2.maddesine uygun olmadığı, temlik anında davalının, dava dışı şirketten hiçbir alacağının bulunmadığı, temliği kabul ettikten sonra davalıya yapmış olduğu ödemenin kendisine takas mahsup hakkı vermeyeceği, asıl ve birleşen davada, davalının, faturaların ödeme günü belirlendiğinden o tarihte temerrüte düştüğü gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile davalı aleyhine ayrı ayrı icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Davalı vekili, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan faktoring sözleşmesi ile dava dışı şirket ” doğmuş” ve “doğacak” alacaklarını davacıya temlik edileceğinin belirlendiği ve bu çerçeve sözleşmeden sonra da 04.09.2015 tarihli temlik sözleşmesiyle dava dışı şirketin enerji satış sözleşmelerinden kaynaklanan doğmuş ve doğacak alacaklarını temlik ettiği, temlik sözleşmesi ile aynı gün 04.09.2015 tarihinde borçlu/ davacı …’ne bildirildiği ve davalı şirketinde aynı gün davacı şirkete temlike konu tutarın davacı şirkete ödeneceğini, temlik edene veya 3. kişiye ödeme yapılmayacağını yazılı olarak bildirdiği halde 01.10.2015 tarihinde elektrik alım anlaşması eki 2. Protokole göre temlik edene yaptığı ödemenin ” hatalı” bir ödeme olduğu, davalının sözleşmeye göre yaptığı peşin satış tutarını davacıya ödemesi, enerji tedariki yapılmamış olması durumunda ise ödediği bedelden fazla ödediği kısmı geri istemesi gerekirken temliki bilerek temlik edene ödeme yaptığı için, artık somut olayda alacağın muaccel olup olmadığı, temlik anındaki muacceliyet durumu, faturanın itiraza uğraması gibi diğer yan sorunlar hukuki durumu ve varılacak sonucu değiştirmediği, davada TBK 188/2. madde koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 46.987,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınmasına, 20.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.