YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8864
KARAR NO : 2009/10780
KARAR TARİHİ : 09.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 01.11.1994-31.12.2001 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun, 01.01.2002 tarihinden sonra isteğe bağlı sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 01.11.1994-31.12.2001 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun ve 01.01.2002 tarihinden sonraki isteğe bağlı sigortalılığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olması nedeniyle “çakışan sigortalılık” olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerle önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak, isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakışması halinde ise zorunlu sigortalılığa değer verilerek “çakışan sigortalılık” sorunu çözüme kavuşturulmalıdır.
5510 sayılı Yasa’ya 17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Yasa’nın 73.maddesi ile eklenen geçici 17.maddesi gereğince Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.Anılan Tebliğ 14.1.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Somut olayda;davacının 01.11.1994 tarihinde resen tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği,en son prim ödemesinin 21.12.2004 tarihinde yapıldığı,1976-21.12.2004 tarihleri arsında Ziraat Odası üyeliğinin, 12.03.1980 tarihinden itibaren devam eden Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığının bulunduğu,bu nedenle Kurum tarafından tarım … sigortalılığının devam ettirildiği,01.01.2002-29.02.2004 ve 01.09.2004-01.06.2006 tarihleri arasında isteğe bağlı SSK sigortalısı olduğu,30.06.2006 tarihinde SSK’dan tahsis talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.Davacının tarımsal faaliyetinin devam etmesi nedeniyle tarım … sigortalısı olduğu doğru ise de 5510 sayılı Yasa’nın 5754 sayılı Yasa’nın 73.maddesi ile eklenen geçici 17.maddesi gereğince davacının …’a yaptığı prim ödemelerinin 1.11.1994 tescil tarihinden itibaren ne kadar sigortalılık süresini karşıladığını davalı Kurumdan sorarak 5 yıl ve daha fazla prim borcu olup olmadığını tespit etmek, 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunduğunun anlaşılması halinde prim ödemelerinin karşıladığı sigortalılık süresinin son günü 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı durdurmak,davacının bu tarihten sonraki 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığına geçerlilik tanımak, 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunmadığının anlaşılması halinde ise şimdiki gibi davanın reddine karar vermektir.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.