YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4967
KARAR NO : 2022/8987
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.11.2019 tarih ve 2018/798 E- 2019/1222 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.04.2021 tarih ve 2020/278 E- 2021/685 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili ile dava dışı Çelebi… Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlattıkları ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin takibe dayanak yapılan 07.08.2012 tarihli genel kredi sözleşmesine kefaletinin bulunmadığını, sadece eşi olan diğer kefilin kefaletine yazılı olarak muvafakat verdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile dava dışı şirket arasında 07/08/2012 tarihli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, kredi sözleşmesinde davalının sonradan boşandığı eşi …’nin 500.000,00 TL olan kefilliğinin 100.000,00 TL daha arttırılarak 600.000,00 TL’ye çıkartıldığı, davalının bu artırıma 07/08/2012 tarihinde muvafakat ettiği, kredi sözleşmesinde doğmuş ve doğacak borçların kefaletin dahilinde olduğu, 18/04/2012 tarihinde davalı …’nün bu kredinin 100.000,00 TL’sine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attığı, bilirkişi raporu ile davalının icra takibi tarihi itibariyle 100.000,00 TL asıl alacak, 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti alacağı, 81,60 TL masraf alacağı olmak üzere toplam 100.481,60 TL sorumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Takip talebine ekli belgelerden, davacı bankanın, asıl borçlu ile akdettiği 18.04.2012 ve 07.08.2012 tarihli genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak davalı hakkında takip başlattığı anlaşılmaktadır. Davalı bu sözleşmelerden 18.04.2012 tarihli olanı müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışken, diğer sözleşmeye kefaleti bulunmamaktadır. Bu hale göre, mahkemece, banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle kat ihtarnamesinde borcun sebebi olarak gösterilen kredinin hangi genel kredi sözleşmesine istinaden asıl borçluya kullandırıldığının belirlenmesi, kredinin davalının kefaleti bulunmayan sözleşmeye istinaden kullandırıldığının tespiti halinde davalının kefil sıfatıyla sorumlu olmayacağı, kefaleti bulunan sözleşmeye istinaden kullandırılması halinde ise asıl borçlunun borcu ve fer’ileri ile kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.