Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5513 E. 2022/9574 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5513
KARAR NO : 2022/9574
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.11.2018 tarih ve 2017/1486 E- 2018/1497 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.04.2021 tarih ve 2019/1428 E- 2021/636 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili banka ile borçlu … firması ile arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi sözleşmesi imzalandığını, davalılardan … tarafından 200.000 TL, diğer davalı … tarafından 700.000 TL kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine davalı şirkete ve kefillere icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itirazı üzerine takibin durduğunu, alacaklarının likit olduğunu ileri sürerek, davalıların icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davacının icra takibine konu kredi ilişkisinden dolayı teminat olarak taşınmazlar tesis edildiği ve ipotek ve rehnedilmiş araç bulunmasına rağmen rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmayıp doğrudan genel haciz yoluyla icra takibine başlamış olmasının yasa ve usule aykırı olduğunu, davacının müvekkili tarafından kredi sözleşmesine kefalet işleminin 08.08.2016 tarihinde yapıldığına ilişkin bilgi ve kayıtlarının doğru olmadığını, müvekkili tarafından hiçbir zaman bu tarihte sözleşme imzalanmadığını, müvekkilinin …Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümünde asistan olarak çok cüzi bir maaşla çalıştığını, dolayısıyla böyle bir kredi sözleşmesine taraf olabilecek ne bir gelire ne de bir mal varlığına sahip olduğunu, davacının müvekkilinin gelir ve mal varlığı durumu ortada iken böyle bir kredi işlemine taraf yapmasının ve borç altına sokmasının yasal yükümlülüklerine ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; yapılan yargılama sonunda alacak iddiasının ispatı için teknik bilirkişi incelemesinin gerekli olduğu, ancak davacı yanın verilen kesin sürede bilirkişi raporu aldırılması için masraf yatırmadığı, bilirkişi ücretinin delil avansı niteliğinde olduğu, bu suretle bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, dosya kapsamına göre davacının davasını ispat edemediği gerekçeleri ile, davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.