YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5031
KARAR NO : 2022/9364
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.10.2018 tarih ve 2014/747 E. – 2018/924 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2020/305 E.- 2021/568 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerin murisi…’nun 22/11/2010 tarihinde vefat ettiğini, murisin davalı şirketlerde 1971 tarihinden itibaren 20 yılı aşkın süre çalıştığını ve çalıştığı bu dönemde bedelsiz ve süresiz muris namına yazılı toplam 11 adet intifa senedinin davalı şirketlerin 24/12/1982 tarihli Genel Kurul Kararı ile murise teslim edildiğini, murisin davalı şirketlerde 20 yılı aşkın süreyle çalışmış ve bu çalışma süresi 10 yılı geçmiş olduğundan intifa senetlerinin üzerinde yazılı 3’üncü madde hükmü uyarınca, mezkur senetlerin hükmen hisse senetlerine dönüştüğünü, davalı şirketlerin hak sahibi murise ait nama yazılı hisselere ve hisse senetlerine dönüşen senetler üzerinden sermaye artırımlarında artan paylarla veya çıkarılan yeni hisse senetleriyle aynı değerler üzerinden değiştirme yapmamış ya da şirketlerin ana sözleşmesi ve Genel Kurul Kararlarında belirlenen kâr payı ile diğer mal varlığı haklarını murise ödemediklerini, murisin davalı şirketlerde toplam 10 yıllık çalışmasının ardından murisi gerekse murisin ölümünden sonra varislerini genel kurul toplantılarına çağırmadıklarını, kâr ve hisselerden dopan diğer ilave hakları murise ve
varislerine vermediklerini ileri sürerek pay(hisse)/intifa senetleri konusunda akademisyen/uzman bilirkişi heyeti marifetiyle, dava konusu senetlerin hisse senedi olarak geçmişte hakkın doğduğu tarihten itibaren tescilinin ve gerçek/güncel değerleri ile davacıların birikmiş alacaklarının hesaplanarak tespitine, bu tespit sonucuna göre, dava konusu münazarayı giderecek tüm genel kurul kararlarının ve ilgili yönetim kurulu kararlarının iptaline ve/veya talepleri doğrultusunda lehlerine düzeltilmesine, tespit sonucuna ve hükmedilecek iptal kararına göre; dava konusu münazarayı giderecek, murisin namına yazılı hisse senetlerinin geçmişteki hakkın doğduğu tarihinden itibaren tesciline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu senetlerden doğan hak ve alacaklarından şimdilik 1.000-TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların murisinin müvekkili şirketlerdeki hizmet ilişkisini 1992 yılında sonlandırdığından, intifa senedinin pay senedine dönüşme şartının gerçekleşmediğini, söz konusu senetlerin murisin sağlığında geçersiz hale geldiğini, kaldı ki aksi yönde, murisin sağlığında müvekkillerinde herhangi bir talebinin de olmadığını, iddia edilen tüm talep ve dava haklarının henüz murisin sağlığında zamanaşımına uğradığını, intifa senedi sahiplerinin genel kurul veya yönetim kurulu kararların iptalini talep etme hakkını haiz olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre; davalı şirketin ana sözleşmesinde veya intifa senetleri üzerinde; intifa senedine bağlı çalışma süresinin ifade edildiği, intifa senedinin verildiği tarih esas alındığında davacıların murisi işçi şirkette çalışma süresi 10 yıla ulaşmadığından intifa senetleri hisse senedine dönüşmediği, intifa senetleri hisse senedine dönüşmediği sürece sahibine ortaklık hakkı vermez ancak intifa senedinden kaynaklı hakların verilmesini talep edilebileceği, intifa senedine bağlı haklar açısından ise; davalı şirket zararda olduğundan ve dağıtılacak kâr payı bulunmadığından intifa senedine bağlı alacak talebi yerinde görülmediği, ayrıca intifa senedinin sağladığı tasfiye payına katılım hakkı yönünden ise erken açılan dava söz konusu olduğu, davacı taraf şirkette hisse sahibi olmadığından Yönetim Kurulu Kararları ile Genel Kurul Kararlarının iptalini talep edemeyeği gibi, ayrıca somut olayda anılı kararlarının butlanı şartlarına da rastlanmadığı gerekçeleriyle davalılardan Kutlutaş İnşaat Tesisat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Kutlutaş Mühendislik Mümessillik A.Ş. hakkındaki dava atiye terk edildiğinden karar tesisine yer olmadığına, Kutlutaş İnşaat ve Ticaret Sanayi Limited Şirketi ile birleşen Kutlutaş Temel İnşaat Sondaj Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye yönelik dava kanıtlanamadığından reddine, davacı yanın genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 22.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.