YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/655
KARAR NO : 2009/11271
KARAR TARİHİ : 16.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı … Pireli Lastikleri AŞ’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu %14,2. oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 15, davalı işveren Sahra Taahhüt Tic. Ltd Şti’nin %25, davalı işveren Türk Pireli Lastikleri AŞ’nin %60 oranında kusurlu oldukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 16.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 20.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 3.035,98 TL maddi tazminatın 16.10.2003 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
2-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 16.000,00-TL manevi tazminatın 16.10.2003 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat isteminin reddine
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 500,00 TL, manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.920,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, red olunan manevi tazminat miktarı üzerinden aynı tarife uyarınca 1.920,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine
4-Davacı tarafından yapılan toplam 1.218,45-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 446,37-TL sının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına
5-Alınması gereken 1.027,94-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 720,71-TL nispi harcın mahsubuyla kalan 307,23 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 720,71 TL nisbi harç ile 25,20-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 745,91-TL harc giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, … A.Ş. tarafından 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 16.7.2009 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.
.