YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2714
KARAR NO : 2009/3587
KARAR TARİHİ : 25.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada ölenin desteklerine ödedikleri tazminatın rücuen tahsiline dair yaptıkları icra takibine davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu açıklayıp, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 dan az olamamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, talebin zamanaşımına uğradığını, kaza tarihinde aracının sigortalı olduğunu, bu nedenle davacının gereksiz yere ödeme yaptığı için kendisine rücu edemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, Şişli 2. icra müdürlüğünün 2006/13997 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,asıl alacağın %40‘ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, 2918 sayılı KTK.nun 109/4. maddesi uyarınca davanın zamanaşımı süresinde açılmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kaza tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası bulunmayan aracın neden olduğu kazada ölen kişinin yakınlarına ödenen destek tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkindir.2918 sayılı KTK.nun 108. maddesinde, hangi hallerde Karayolları Trafik Garanti Sigortası Hesabına başvurabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca bu maddeye paralel olarak Karayolları Garanti Fonu Yönetmeliğinin 8/b maddesinde, “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmaksızın trafiğe çıkarılan motorlu aracın kişilere verdiği bedeni zararlar nedeniyle kazanın meydana geldiği tarihte geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına göre ödenecek tazminat tutarları”nın fondan karşılanacağı ifade edilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 13. Maddesinde, “Hesaba konu zararların tazmini için Kanunun 83. maddesi uyarınca düzenlenecek trafik kaza tesbit tutanağının bulunması şarttır. Bu tutanakta kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığına, poliçenin varlığı halinde düzenleyen şirketin adı ve poliçe numarasına yer verilmelidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerine göre, 12.7.1998 tarihinde trafik kazası tutanağı tanzim edilmiş ve tutanağa davalının aracının zorunlu mali sorumluluk sigortasının İnan Sigorta A.Ş. olduğu, poliçenin tarih ve numarasının yazıldığı görülmüştür. Diğer bir anlatımla kazaya karışan davalı aracının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olduğu anlaşılmıştır.
Kesinleşen Şişli 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1613, 2003/1700 sayılı kararı ile dava dışı … Kalender mirasçıları tarafından Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği, Karayolları Trafik Garanti Sigorta Hesabı aleyhine tazminat davası açılmış, davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, yasa ve yönetmelik hükümlerine göre, davacı Garanti Sigortası hesabını, ZMSS olmayan aracın kişilere verdiği zararlardan sorumuludur. Halbuki davalı aracın, kaza tarihi itibariyle ZMSS mevcuttur. Davacı, davalı aracının ZMSS’nin olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmadığı gibi, kesinleşen destek tazminatına ilişkin davada da, bu konuda bir savunmada bulunmamıştır.
Hal böyle olunca; davacının, davalı aracın ZMSS tarafından ödenmesi gereken tazminatı, hatası sonucu yasaya ve yönetmeliğe aykırı olarak üçüncü kişiye ödemesi halinde ödediği tazminatı davalıdan talep edemiyeceğinden davanın reddi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de; uyuşmazlık haksız fiil niteliğindeki trafik kazasına dayalı olduğundan tarafların kusur oranlarının ve gerçek zarar miktarının belirlenmesi, yargılamayı gerektirmektedir.
Bu nedenle alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde inkar tazminatına hükmedilmeside isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı benette açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.