Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/13782 E. 2009/12526 K. 08.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13782
KARAR NO : 2009/12526
KARAR TARİHİ : 08.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin, davalılardan işverene ait işyerinde 4.4.2000- 5.2.2006 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava,davacılar murisinin 04.04.2000-05.02.2006 ölüm tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacı murisinin 03.05.2000-22.05.2001 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının tesbitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacılar murisinin 04.04.2000 tarihinde davalı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin 04.04.2000 tarihinde Kuruma verildiği,davalı işyerinin 01.05.1993 tarihinde kanun kapsamına alındığı,04.04.2000-08.05.2000 tarihleri arasında 2000/1.dönemde 26 gün,2000/2.dönemde 8 gün olmak üzere toplam 34 gün davalı işyerinden çalışmasının bildirildiği,20.02.2003-13.03.2003 ve 17.09.2003-07.11.2003 tarihleri arasında davadışı işyerlerinde çalışmalarının bulunduğu,22.05.2001-22.11.2002 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığı,dönem bordrolarının getirtilmediği,komşu işyeri araştırması yapılmadığı,dinlenen tanıkların bordro tanığı olup olmadıklarının belli olmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği ve davacı murisinin 22.05.2001-22.11.2002 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığı da nazara alınarak, davacı murisinin davadışı işyerlerindeki çalışmaları dışında kalan çalışmalar yönünden dönem bordroları getirtilmek suretiyle davacı murisi ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tesbit edip beyanlarına başvurmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.