Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5400 E. 2009/1130 K. 05.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5400
KARAR NO : 2009/1130
KARAR TARİHİ : 05.03.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket nezdinde kasko sigortası bulunan müvekkiline ait aracın, tek taraflı kaza sonucunda pert olduğunu, davalı şirketin zararı tazmin etmediğini, aracın hasarlı hali ile müvekkilinde olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 12.000.-YTL’nin KDV’si ile ihbar veya kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 2.5.2008 tarihli ıslah dilekçesinde, talebini artırarak toplam 22.703.60.-YTL’nin ihbar veya kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, olay anında davacı aracının sürücüsü alkollü olduğundan, zararın teminat dışı kaldığını, olayın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğini, alkol dışında kazanın oluşumuna sebebiyet verecek bir faktör olmadığını, zarar miktarının fahiş olduğunu, aracın pert olması halinde piyasa rayiç değerinden hurda değerinin mahsubu ile ,bakiye miktarın zararı oluşturduğunu, KDV talep edilemeyeceğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 22.703.60.-YTL tazminatın 8.11.2007 ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihten işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK’nun 1269.maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270.maddesi hükmü gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onan lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan, rehin hakkı sahibi olduğundan, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak, sigortalı malın dain ve mürtehini alan ve sigorta edilenin açık muvafakatini almak suretiyle sigortadan şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda, dain ve mürtebin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatı olup olmadığı konusu araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacıya ait aracın trafik kaydı üzerinde dain ve mürtebin sıfatı bulunan … Şubesinin muvafakatı olup olmadığının araştırılması, bankanın muvafakatı sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verimesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de;
… Şartlarının 3.3.1.2.maddesinde aracın tam ziyaa uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki gerçek değeri ödenir. Onarım masrafları sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar yada taşıt onarım kabul etmez bir hale gelirse taşıt tam ziyaa uğramış sayılır. Sigorta tazminatının ödenmesini müteakip aracı ve aksamı sigortacının malı olacağı hükmüne yer verilmiştir.

Davalı … şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını, sigorta ettiren kendisine verilmesini istemedikçe, sigortacı tarafından davacı … ettirenin uhdesinde bırakıp, hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira, kasko sigortasında aslolan amaç, zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Bu açıklamalar karşısında dava dilekçesinde ve ekspertiz raporunda, aracın tamirinin ekonomik olmayıcağı pertinin uygun olacağı bildirilmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aracın tamirinin yada pertinin uygun olup olmadığı tartışılmadan, tamir için gerekli parça ve işçilik bedellerine KDV eklenerek hasar tesbit edilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; İTÜ yada … gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek uzman bilirkişi heyetinden, aracın, tamirinin ekonomik olup, olamıyacağı, tamiri ekonomik ise olay tarihi itibariyle hasar miktarının tesbit edilmesi aracın pertinin uygun olması halinde, olay tarihindeki 2.el piyasa değeri ile sovtaj değerinin tesbit edilmesi için gerekçeli denetime elverişli ayrıntılı rapor alınmalı, aracın davacı elinde olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından, davacıdan hasarlı hali ile aracın kendisine bırakılmasını talep edip etmediği sorulmalı, davacı aracın hurdasını talep ettiği takdirde tesbit edilen 2.el piyasa rayiç değerinden, sovtaj değerinin mahsubu ile bakiyesine hükmedilmeli, davacı aracın hurdasını istemediği takdirde ise, aracın davalı tarafa teslimi için gerekli işlemlerin yapılması sağlanarak sovtaj değeri indirilmeden olay tarihi itibariyle 2.el piyasa rayiç değerine hükmedilmelidir. Bu hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yönünden oluşan usulü kazanılmış hak durumu da gözetilerek

daha aleyhe bir hüküm kurulmamak üzere davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 5.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.