YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/404
KARAR NO : 2009/2688
KARAR TARİHİ : 22.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın, meydana gelen kaza ile 4.000,00 TL hasarlandığını belirtip, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama devam ederken 6.6.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 5.818,00 TL’ye çıkarmıştır
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı aracıyla kaza yapan aracın, aynı hasarlarla sigorta şirketlerinden haksız yere tazminat almaya çalıştığını tespit ettiklerini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 5.818,00 TL’nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi, alacağa ticari faiz talep edildiği halde, yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığına ilişkindir.
Taraflar arasındaki ilişki, TTK.’nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına ve bu tür sözleşmeler TTK.’nun 3. ve 4. maddeleri hükümleri uyarınca mutlak ticari davalardan olduğuna göre, somut olayda ticari işlerdeki
temerrüt faizi oranına hükmedilmesi gerekir. Davacı vekili dava dilekçesinde “ticari faiz” istemiş olup, 4489 Sayılı Yasa ile değişik 3095 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince ticari işlerde kısa vadeli avanslar için belirlenen faiz oranının uygulanacağı öngörülmüş olmakla, mahkemece bu orana hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı yasal kelimesinin hükümden çıkarılarak yerine avans kelimesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 234.00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.