Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/6114 E. 2023/32 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6114
KARAR NO : 2023/32
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/748 E., 2020/290 K.
DAVA TARİHİ : 06.08.2013
HÜKÜM/KARAR : Dava red

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kooperatif üyeliğini …’dan devraldığını, üye olduktan sonra ve halen A Blok 2 nolu dairede oturduğunu, davalı …’ın davacıdan habersiz dava açarak daireyi adına tescilini sağladığını, bu durumu 2009 yılında komşularından öğrendiğini, diğer davalı koop ile muvazaalı işlem yaptıklarını, kooperatif yöneticilerinin davaya konu evin adına tahsis edildiğini boşta ev olmadığını bilmesine rağmen bu konuda beyanda bulunmadıklarını, tutanaklara göre evinde keşif yapıldığının yazılı olduğunu, ancak evine gelen gören olmadığını ileri sürerek tapu iptal ve tescil aksi halde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararıyla tescile karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının bugüne kadar diğer davalı kooperatife karşı adına daire tahsis edilmesi gibi herhangi bir talep ile dava açmadığı halde meni müdahale davası açılması üzerine eldeki davayı açtığını, davacının iyiniyetli olmadığını, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunu, dava konusu taşınmazda iki kez keşif yapıldığını, kimsenin kullandığının belirlenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif üyesi olmadığını, kooperatifte kat irtifakının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

1
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.05.2014 tarih ve 2013/370 Esas, 2014/188 Karar sayılı kararıyla; dava konusu dairenin Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/163 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda davalı …’a tahsisine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, diğer davalı kooperatifin mahkemeye verdiği cevap dilekçesinde davacının üyeleri olmadığını belirttiği, bu haliyle davacının iddiasını ispatlayan bir delil ileri süremediği, dava dışı Refika Babuşçu’ya ödediğini iddia ettiği bedelin bu davanın konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesi 27.04.2015 tarih ve 2014/8473 Esas, 2015/2886 Karar sayılı ilamında; davalılardan … lehine tahsis kararı verilmiş ve aşamalardan geçerek karar kesinleşmiş ise de, davacı … anılan dosyada taraf olmadığından onun aleyhine bir kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceği, öncelikle davacının üyeliği konusunda çekişme bulunduğundan davacının üye olup olmadığı tespit ettirilmeli, akabinde de tahsis olmadığı takdirde tazminat talepleri hakkında bir değerlendirme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının üyeliğini 1998 yılında …’dan aldığı, o tarihten beri üye olduğu, 1996 tarihinde gerçekleşen kurada dava konusu dairenin kura dışı bırakıldığı, … ve …’a kuradan daire çıkmadığı, …’ın ilk defa 23.02.1997 yılı hazirun listesinde adının bulunduğu, …’nun üye kayıt defterinde ve hazirun cetvelinde isminin geçmediği, davacıdan önceki şahısların dava konusu daireye hak kazandıklarına ilişkin ortada belge veya kayıt bulunmadığı, dolayısıyla davacıya da ortaklık haricinde daire kullanımına ilişkin hak geçmediği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat talebi ile ilgili karar verilmediğini ve gerekçelendirilmediğini, davalıların müvekkilinin geçerli rızası olmaksızın taşınmazın tahsisini gerçekleştirdiklerini, dairenin 20 yıldır kesintisiz olarak davacı tarafından kullanıldığını, davalı kooperatifin kullanıma itiraz etmemesine karşın kooperatif üyeliğinin olmadığını savunması haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıların dürüstlük ilkesine aykırı davranarak haklarını kötüye kullandıklarını danışıklı işlem yaparak hak sahibi olmayan davalı gerçek kişiye dairenin tahsisini sağladıklarını, mahkemenin davalıdan üstün konumda kooperatif üyesi olan ve mali yükümlülüklerini yerine getirerek taşınmazı kullanan davacının davası reddedilmekle davacı ile davalı arasında hukuksal gerekçe ve dayanağı olmaksızın ayrım yapıldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil, aksi halde taşınmazın bedeli istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Kooperatif Ana Sözleşmesinin 6 ncı maddesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 ıncı ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Her ne kadar Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıdan önceki şahısların dava konusu daireye hak kazandıklarına ilişkin belge veya kayıt bulunmadığı dolayısıyla davacıya da ortaklık haricinde daire kullanımına ilişkin hak geçmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı taraf
2
dava dilekçesinde dava konusu taşınmazı üye olduktan sonra ve halen kullandığını beyan etmiştir. Davalı … tarafından da davacıya yönelik müdahalenin men’i davası açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. Kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında ortağa, tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men’i ve ecrimisil davası açmaya izin veren bir haktır. Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/163 Esas, 2009/452 Karar sayılı ilamı ile …’a dava konusu dairenin tahsisine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmış ise de kesinleşen bu karar davacı … anılan dosyada taraf olmadığından kesin hüküm oluşturmayıp ancak güçlü delil niteliğindedir.

2. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olayda davalı kooperatifçe dava konusu taşınmazda kat irtifakı kurulmadığı beyan edilmiş olup davacının taleplerinden biri de tapu iptal ve tescil olması nedeniyle güncel tapu kaydının getirtilerek dava konusu taşınmazın davalı … adına tescil edilip edilmediğinin tespiti ile dava konusu bağımsız bölüm üzerinde tahsis önceliği araştırılarak kimin üstün hakka sahip olduğunun tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,

kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

16.01.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

(Muhalif)

3
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı kooperatif üyeliğini 1998 yılında … devraldığını, A blok 2 nolu bağımsız bölümde halen oturduğunu ancak taşınmazın davalı … ile kooperatifin muvazaalı işlemiyle … adına tapuya kaydedildiğini, 2 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptaliyle adına tescil kararı verilmesini, aksi halde bedeline hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı taraf davacının kooperatif üyesi olmadığını taşınmazı davacının kullanmadığını tahsisin … adına yapıldığını ve bu hususun mahkeme kararı ile de kesinleştiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Dairemizin Sayın çoğunluğunca; güncel tapu kayıtları getirilerek, taşınmazın kim adına tescilli olduğu ve tahsis önceliğinin kime ait olduğu araştırılarak bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararı ikinci kez bozulmuştur.
Kararın bu gerekçe ile bozulmasına katılmıyorum. Şöyle ki;
Dosya arasındaki bulunan 12.09.2013 tarihli tapu kaydına göre, taşınmazda kat mülkiyeti kurulmadığı ancak dava konusu 1661 ada 140 parsel tapu kaydında 5 katlı kargir binanın zemin kat 2 no.lu bağımsız bölümün davalı … adına beyanlar hanesine şerh verildiği anlaşılmıştır. Dosya arasındaki bilirkişi raporuna göre ise, davacıların murisi …’in kooperatif üyeliğini … 6.8.1998 tarihinde devraldığı dolayısıyla kooperatif üyesi olduğu sabittir. Öte yandan davacıların murisinin feri müdahil olduğu Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/452 karar sayılı kesinleşmiş ilamıyla dava konusu 2 no.lu dairenin davalı … adına tahsis edildiği de sabittir.
Hal böyle olunca, davacı taraf dava konusu 2 no.lu dairenin kendisine tahsis edildiğine dair hiçbir delil sunamaması karşısında, tahsisin davalı …’a yapıldığına dair kesinleşmiş bir mahkeme kararının bulunması, bu kararın tapuda beyanlar hanesine kaydının yapılmış olması karşında tahsis önceliğinin davalı … da olduğu sabittir. Bu durumda kat mülkiyetine geçilse bile 2 no.lu bağımsız bölümün davacı tarafa verilmesine imkan kalmadığından, davacı tarafın ödemeleri dikkate alınarak terditli talepleri olan tazminat istemiyle ilgili bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle bozma gerekçesine muhalifim.