YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5898
KARAR NO : 2009/2116
KARAR TARİHİ : 06.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin kasko sigortalı aracının davalının maliki ve işleteni olduğu otoparktan çalındığını ileri sürerek, sigortalısına ödenen 18.000.YTL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın 29.11.2005 tarihinde çalındığını; ancak, dava açılmadan önce bulunduğu halde tazminat talebinde bulunulmasının haksızlık olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, aracın otoparktan çalınması olayın gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalının tam kusurlu olduğu, ancak aracın sonradan bulunduğu da gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 5.567.YTL’nin, 16.1.2006 ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.3.2.maddesinde “çalınmış olan taşıtın bulunması, sigorta tazminatının ödenmesinden önce olmuş ise sigortalı
taşıtı geri almak zorundadır.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümden araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacı tarafından ödenmesi gerekeceği ortaya çıkmaktadır. Somut olayda; araç, sigorta tazminatı ödenmeden ve dava açıldıktan sonra 15.6.2006 tarihinde bulunmuş, davacı sigortaya 19.6.2006 tarihinde teslim edilmiş ve 5.9.2006 tarihinde hasarlı haliyle sigortacı tarafından 9.000.YTL’ye satılmıştır. Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın hasarlı haliyle değerinin 14.567.YTL olduğu, ek raporda da araçta meydana gelen hasar miktarının 2.183.YTL olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, davalının araçta meydana gelen 2.183.YTL tutarındaki gerçek zarar miktarından sorumlu olması gerektiği gözetilmeden, hasarlı haliyle 14.567.YTL’na satılabilecekken davacı tarafından 9.000.YTL bedelle değerinden daha düşük satılması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 60.00.Tl temyiz başvuru harcının davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 6.4.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.