YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4088
KARAR NO : 2022/7202
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istekli dava sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davacının istinaf isteminin esastan reddine ilişkin olarak verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan …’nın 406 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki 1 no.lu bağımsız bölümü 04/12/2001 tarihinde mirasçıdan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı olarak davalı …’a devrettiğini, mirasbırakanın maddi durumunun oldukça iyi olup, bahsi geçen satışı yapmaya ihtiyacı olmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde miras payına isabet eden değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, annesi … ile babası …’nın 1974 yılında evlendiklerini, 1983 yılında dava konusu taşınmazın iktisap edilerek fiili imkansızlık sebebiyle babası … adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın mirasbırakan …’nın ilk evliliğinde ortak aile konutu olarak kullanıldığını, satış bedelinin ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, iddianın ispatlanamadığı, temlikin gerçek satış olduğunun tanık beyanlarından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle, mirasbırakanın dava konusu taşınmazı ilk evliliğinden olan davalı kızına muvazaalı olarak devrettiğini, resmi senetteki bedel ile rayiç değer arasında aşırı fark bulunduğunu, bu hususların işlemin muvazaalı ve bağış niteliğinde olduğunu gösterdiğini, davalının devir tarihinde alım gücü olmadığını, mirasbırakanın devir tarihinde çekişmeli taşınmazı satması için haklı ve makul bir nedeni bulunmadığını, paraya ihtiyacının olmadığını, davalının tanık olarak gösterdiği…..’ın mirasbırakan …’nın eski eşi ve davalı …’ın annesi olduğunu, diğer tanık ….’ın ise davalının halası olduğunu, akrabalık durumu ve menfaatleri nazara alındığında anılan tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın davalıya temlikinin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunun davacı tarafından 6100 sayılı HMK’nın 190. ve 4721 sayılı TMK’nın 6. maddeleri uyarınca usulünce ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.2.2. 6100 sayılı HMK’nın 190. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”,
3.2.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”, hükümlerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, Bölge Adliye Mahkemesince dayanılan yasal ve hukuksal gerekçeye göre (IV.3) no.lu paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, onama harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 02.11.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.