YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2881
KARAR NO : 2023/219
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2012 tarihli ve 2012/294 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142/1-b, 53. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2013 tarihli ve 2013/118 Esas, 2013/4 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2013 tarihli ve 2013/118 Esas, 2013/4 Karar sayılı kararının Üst Cumhuriyet savcısı ve sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/1554 Esas, 2016/5173 Karar sayılı kararı ile;
“…Sanıkların olaydan yaklaşık bir hafta kadar sonra şüphe üzerine yakalandıklarında katılanın aracından çaldıkları tekerlekleri jantlarıyla birlikte hasarlı vaziyette kolluk görevlilerine rızalarıyla teslim edip, katılana iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; katılanın yapılan kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorularak 5237 sayılı TCK’nın 1681-4. maddesi kapsamında sanıklar hakkında değerlendirme yapılması gerektiği; yine sanıklardan …’ın talimatla alınan savunmasında varda katılanın zararını gidermek istediğini beyan etmesi; katılanın da yargılamanın 21/05/2013 tarihli celsesinde yaklaşık 1000Tl zararı olduğunu ve giderilmesini istediğini belirtmesi karşısında, sanıklara bu hususta süre verilerek, sonucuna göre sanıklar hakkında TCK’nın 168/2’nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi ile sanıkların Cumhuriyet Başsavcılığı’nda alınan ifadelerine göre, suçun gece vakti sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılmaması, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … … ve …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2017 tarihli ve 2016/132 Esas, 2017/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 142/1-b, 143/1, 168/2, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyetine ve 5271 sayılı Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Karar 08.09.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
5. Sanığın Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/213 Esas ve 2019/50 Karar sayılı ilamı ile 18.06.2018 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 188/3. maddesinde yer alan uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği ve neticeten 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 25.02.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenerek yapılan ihbar üzerine, 5271 Sayılı Kanun’un 231/11 maddesi uyarınca hükmün açıklanarak … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/378 Esas, 2021/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143/1, 168/2, 62 ve 53.maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık vasisinin Temyiz Sebepleri
1. Yerel mahkeme tarafından eksik ve hatalı inceleme yapıldığı, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, somut delil olmadığına,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın olaydan 10-15 gün önce satın alarak kullanmaya başladıkları 07 … plaka sayılı aracın tekerleklerinin sağlam olmaması nedeniyle aracın eksikliğini gidermek için suç tarihinde gece vakti 22.30 sularında temyiz dışı diğer sanık R.M. ile birlikte, katılanın … adresindeki ikametinin önünde park halinde bulunan adına kayıtlı 07 … plakalı aracının sol ön ve arka tekerleklerini jantları ile birlikte sökerek çaldıkları anlaşılmıştır.
2. Kolluk tarafından 08.02.2012 günü şüphe üzerine sanıkların çalıntı parçalarla birlikte yakalandıkları, sanık ve temyiz dışı R.M ‘nin suçlamayı kabul ettikleri anlaşılmıştır.
3. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığının (3) numaralı paragrafında Yargıtay bozma ilâmında belirtilen gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Eksik ve Hatalı İnceleme Yapıldığı, Suçun Maddi ve Manevi Unsurlarının Oluşmadığı, Somut Delil Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık …’ın aşamalarda alınan savunmasında “…Üzerime atılı suçlamayı anladım, kabul ediyorum, olay günü müştekinin aracının sol ön ve arka tekerleklerini jantları ile birlikte arkadaşım olan … …’le birlikte aldık, aracımın tekerlekleri eski olduğu için müştekinin aracının tekerleklerini aldık, yaptığımdan çok pişmanım…” şeklindeki tevilli ikrarı, dosya içinde bulunan 09.02.2012 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, olay yeri krokisi ve olay yeri inceleme raporuna göre sanığın eyleminin sabit olduğu, sanığın eksik ve hatalı inceleme yapıldığı, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı ve somut delil olmadığı hususlarına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … vasisinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/378 Esas, 2021/413 Karar sayılı kararında sanık vasisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … vasisinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.