Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/11663 E. 2009/10882 K. 09.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11663
KARAR NO : 2009/10882
KARAR TARİHİ : 09.07.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalı işveren nezdinde Eylül-1997-1.3.2004 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1997 yılı 9.ayından 1.3.2004 tarihin kadar davalıya ait işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 3.2.1999-1.3.2004 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasAya uygun görülmemiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden işyerinin 1.10.1983 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının getirtildiği, davacının 5.5.2004 tarihli şikayet dilekçesi üzerine iş müfettişince yapılan inceleme sonucu düzenlenen 25.8.2004 tarihli raporda işverenin davacının 1.3.2004 tarihinden beri çalıştığını kabul etmesi nedeniyle davacının 1997 yılı 9. aydan beri çalıştığı iddiası için mahkemeye başvurması gerektiğinin önerildiği, hizmet cetvelinde davalı işyerinde yapılan inceleme sonucu resen 1.3.2004 tarihinde işe girişinin yapıldığı ve 2004/1. döneminde 60 gün çalışmasının kayıtlara geçirildiği uyuşmazlık döneminde davacının başka işyerlerinde 15.11.1997-1.2.1998 tarihleri arasında ve 12.6.1998-1998/3 dönem arasında çalışmalarının bulunduğu, davacının ibraz ettiği 1999,2001 ve 2004 yıllarına ait olan fotokopi defter sayfalarında işyerinde çalışan işçiler ve aldıkları ücretlerin yazılı olduğu, defterde tarafların imzası bulunmadığı davalı vekilinin temyiz dilekçesinde bu defterin işyerinde kasada duran ve değişen işçilerin patronlarına hesap vermek üzere işçiler tarafından tutulduğunu ileri sürdüğü anlaşılmaktadır .
Davacının uyuşmazlık konusu dönemde dava dışı başka işverenlere ait işyerlerindeki çalışma süreleri ve dosyadaki deliller birarada değerlendirildiğinden mahkemece davacının davalıya ait işyerinde 3.2.1999 tarihinde çalışmaya başladığının kabulü ile bu tarihten önceki döneme ilişkin istemin reddine karar verilmesi doğrudur.
Somut olayda davacı ve davalı tanıkları davacının işyerine gelip temizlik işinde ara ara çalıştığını, yaz aylarında memleketine gittiğini belirttikleri halde mahkemece bu beyanlar tartışılıp değerlendirilmeden sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının 3.2.1999-1.3.2004 tarihleri arasında her yıl için Haziran-Temmuz-Ağustos aylarında memlekete gittiği kabul edilerek bu ayların dışlanarak kalan dönemlerde davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde …’a iadesine 9.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.