YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5523
KARAR NO : 2008/796
KARAR TARİHİ : 25.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … … ile müvekkili bankanın Frankfurt Şubesi arasında 16.4.1991 ve 23.3.1994 tarihleri kredi sözleşmelerinin imzalandığını, Almanya hünfeld Hukuk Mahkemesinin 18.7.1997 tarihli icra ilamının davalı borçlunun türkiye’de ikamet etmesi nedeniyle sonuçsuz kaldığını bunun üzerine davalı borçlu aleyhine … 2.İcra Müdürlüğünün 1997/1446 esas sayılı dosyalı ile 26.12.1997 tarihinde 6.675.936.300.TL üzerinde icra takibi açtıklarını, davalı borçlunun takibleri karşılıksız bırakmak amacıyla … Büyük Bölcek Mahallesi 775 ada 11 parsel nolu taşınmazda bulunan 4/48 arsa paylı 3 nolu dükkan ile 6/48’er arsa paylı 6-8-10 nolu üç adet meskeni 2.6.1997 tarihinde toplam 1.000.00.YTL bedelle davalı …’a, … … Mahallesi 251 ada 10 parsel nolu taşınmazda 1/6 arsa paylı 3. kat 5 nolu bağımsız bölümü de 30.5.1997 tarihinde eşi olan davalı … …’ya … tarafından da aynı taşınmazın 30.3.1998 tarihinde 1.100.00.YTL bedelle davalı …’ya satıldığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin Avusturya’da işçi olarak çalıştığını, davalı borçluyu tanımadığı gibi borçtan da habersiz olduğunu, dava konusu taşınmazda daire ve dükkanı olduğu için dava konusu taşınmazları da piyasa değerinden ve emlakçı aracılığıyla aldığını iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına ve delillere uygun düşmemektedir. İİK.nun yukarıda değinilen maddelerinde düzenlendiği gibi her türlü ivazsız tasarruflar batıldır. Aktin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı ivaz kabul ettiği akitler bağışlama gibidir. Somut olayda borçlu … 3. şahsın diğer davalı …’ye dört adet taşınmazı 2.6.1997 tarihinde Birmilyar lira bedelle satmıştır. Satışa konu taşınmazların satış tarihi itibariyle değerinin 42.500.00.YTL olduğu mahkemece belirlenmiştir. Davalı akitte yazılı miktarın dışında ödeme yaptığını kanıtlayamamıştır. Borçlu davalı … …’daki evini de 30.5.1997 tarihinde eşi …’a satmıştır. … da aynı taşınmazı 30.3.1998 tarihinde damadı …’ya satmıştır. Yine İİK.nun anılan hükümlerine göre karı-koca arasında yapılan tasarruflar bağışlama hükmündedir. Keza …’ın satış yaptığı …, …’ın damadı olup bu kişiye yapılan satışta bağışlama hükmünde olduğu gibi … borçlunun maksadını bilebilecek durumda olan kişidir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulü düşünülmeli ve bu yönde hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 25.2.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.