YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4757
KARAR NO : 2009/1013
KARAR TARİHİ : 02.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :… ……
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu araca, davalıların maliki, trafik ve … sigortacısı olduğu aracın, çarparak hasara neden olduğunu ileri sürerek, 11.500.-YTL hasarın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Ltd. Şti. vekili, aracın olaydan önce dava dışı … Ltd. Şti.’ne kiralandığını, daha sonrada aracın onların zilyetliğinde iken çalındığını, olayda kusurlarının bulunmadığını, hasar miktarının da fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili ise, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davalı aracının hem … hem de … sigortacısı olduklarını, istenilen tazminat miktarının fahiş bulunduğunu, temerrüde düşürülmedikleri için kaza tarihinden faiz istenilemeyeceğini ve çalınan araçların sebep oldukları zararların teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 6.000.-YTL tazminatın davalı … Ltd. Şti. yönünden 28.10.2003 kaza tarihinden, davalı … yönünden 1.10.2004 dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigortanın poliçe limiti olan 5.000.-YTL ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, davalı T…. AŞ’nin, diğer davalının maliki olduğu aracın, hem trafik sigortacısı, hem de ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı sıfatıyla meydana gelen hasardan sorumlu tutulması istenilmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin hazır olduğu oturumda tefhim edilen kısa kararda davalı … şirketinin “poliçeler limiti” ile sınırlı olmak koşuluyla sorumluluğuna hükmedildiği halde gerekçeli kararda davalı … şirketinin sorumluluğunun “poliçe limiti olan 5.000.-YTL ile sınırlı olduğu” belirtilerek, hüküm kurulmuştur. Kısa karar ile sonradan yazılan gerekçeli karar birbiriyle çelişkilidir. Kararların çelişkili olması HUMK’nun 382.maddesinde ve Anayasa’da düzenlenen aleniyet ve mahkeme kararlarına itimat (güven) ilkelerini zedeler. HUMK’nun 381-388.maddeleri uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir.
HUMK’nun anılan hükümlerine ve 10.4.1992 tarih, 1991/7-1992/4 sayılı İ.B.K.’na aykırı olan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 2.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.