YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13814
KARAR NO : 2009/12537
KARAR TARİHİ : 08.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, murisinin 01.02.1997-23.01.2003 tarihleri arası tarım … sigortalısı oludğunun tespiti ile 01.02.2003 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, eşi Muhsin Karakaya’nın 01.02.1997 tarihinden itibaren ölüm tarihi olan 23.01.2003 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine ve kendisine eşinin ölüm tarihini takip eden aybaşı olan 01.02.2003 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile davacı eşi Muhsin Karakaya’nın 01.02.1997-23.01.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında zorunlu tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine,aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline,ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın ölüm aylığını düzenleyen 21.maddesi 22/01/2004 tarih ve 5073 sayılı Yasa’nın 16.maddesi ile değişik 4956 sayılı Yasa’nın 56/d maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve 2926 sayılı Yasa’ya 4956 sayılı Yasa’nın 54.maddesi ile eklenen ek 3.maddesi uyarınca 1479 sayılı Yasa’nın ölüm aylığını düzenleyen 41.maddesinin 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.1479 Sayılı Yasa’nın 41. maddesindeki 3 tam yıl sigorta primi ödeme koşulunu 619 Sayılı K.H.K. 5 yıla çıkarmış ise de, anılan bu K.H.K.’de Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile yürürlükten kalkmıştır. Ne var ki, 4956 Sayılı Yasa’nın 21.maddesi ile 1479 Sayılı Yasa’nın 41. maddesindeki ölüm aylığı bağlanabilmesi için gerekli sigorta primi ödeme süresi 5 yıla çıkarılmıştır. Yine aynı yasanın 57/b maddesinde bu değişikliğin 619 Sayılı K.H.K.’nin yürürlükten kalkma tarihi olan 08.08.2001 tarihinden itibaren geçerli olacağı belirtilmiştir. Ancak, 1479 Sayılı Yasa’nın 4956 Sayılı Yasa ile değişik 41.maddesinin (a) bendinin yürürlüğe giriş maddesi olan 4956 Sayılı Yasa’nın 57/b maddesinin iptali için 11.03.2004 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusunda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesi’nin 24.06.2004 gün ve E:2004/18, K:2004/89 Sayılı Kararı ile 4956 Sayılı Yasa’nın 57. maddesinin (b) bendinin, 1479 Sayılı Yasa’nın 41. maddesinin birinci fıkrasının 4956 Sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değiştirilen (a) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 02.07.2005 tarih ve 5389 sayılı Yasa’nın 4.maddesi ile 4956 sayılı Yasa’nın 57.maddesinin (a) benine “1479 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 19,” ibaresinden sonra gelmek üzere “21” ibaresi eklenmiş ve aynı Yasa’nın 5/b maddesi uyarınca 4.maddesinin 2.8.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Mahkemece davacı murisinin 01.02.1997-23.01.2003 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında zorunlu tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine ilişkin verilen karar yerinde ise de, davacı dava dilekçesi ile ölüm aylığı talebinde bulunduğundan Kuruma tahsis talep dilekçesi vermediği ve prim borcu olduğu gerekçesiyle ölüm aylığı talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş, ölüm aylığı şartlarını tartışmak,şartları var ise muris sigortalıya ait kabul edilen süreye ilişkin prim borçlarını ödemesi için davacıya mehil vermek ve talep (dava) tarihi ile, prim borcu ödeme tarihlerini de nazara alıp, tüm bilgileri nazara alınarak ölüm aylığı talebi ile ilgili karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.