YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8104
KARAR NO : 2023/624
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şikayet borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, takibin çek tazminatı kaleminin davacı …Ş. yönünden iptaline, bunu aşan taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Davacıların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; davanın kısmen kabulüne, davacı borçluların takip sonrası faiz oranına yönelik itirazının kabulüne, davacı borçlular yönünden ödeme emrinde yer alan asıl alacağa takip sonrası için uygulanması istenen faiz oranının düzeltilmesine, davacıların diğer itiraz ve şikayetlerinin reddine, davacıların ve davalının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular vekilleri ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; takibe dayanak çek aslının icra müdürlüğü kasasına sunulmadığını, müvekkiline ödeme emri ekinde gönderilen çek suretinin tasdikli olmadığını, ödeme emrinde alacaklı şirketin vergi numarasının yer almadığını, müvekkillerinin alacaklı görünen tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, takip dosyasının alacaklısı görünen şirketin faktoring şirketi olduğunu, faturaya dayalı hizmet ilişkisini ispatlayamadığından dayandığı ilişkinin geçersiz olduğunu, takipte fahiş faiz talep edildiğini, ödeme emrinde talep edilen faiz oranın hukuki bir dayanağı bulunmadığını, takipte talep edilen çek tazminatı ve komisyonunun da dayanaksız ve haksız olduğunu, müvekkillerinden … İnşaat Taahhüt A.Ş.’nin çekte ciranta konumunda olduğunu, çek tazminatından sorumlu tutulamayacağını belirterek ödeme emri ve takibin iptaline, tazminata ve para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu çekin icra müdürlüğüne ibraz edildiğini ve icra kasasında muhafaza altına alındığını, ayrıca çekin onaylı bir suretinin de ödeme emri ile davacılara tebliğ edildiğini, ödeme emrinde vergi numarasının bulunmamasının tek başına ödeme emrinin iptali sebebi olmadığını, sonradan tamamlanabileceğini, müvekkili ile borca itiraz edenler arasında faktoring sözleşmesi bulunduğunu, faktoring sözleşmesine göre davacıların sözleşmenin borçlusu, kefili, çekin avalist, keşideci ve cirantası konumunda olduklarını, çekin ibrazında karşılıksız çıktığını, faktoring sözleşmesine davacılardan herbiri taraf olduğundan temerrüt faizinin sözleşme ile belirlendiğini, çek tazminatından sadece keşidecinin sorumlu olduğu hususunun davacılara gönderilen ödeme emrinde açıkça yazdığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılardan … İnşaat Taahhüt Anonim Şirketinin çekte ciranta konumunda olduğu, cirantanın çek tazminatından sorumlu olmadığı anlaşıldığından davanın bu yönden kabulüne; davacının diğer itirazları yönünden yapılan incelemede ise; Diğer davacıların çekte keşideci ve keşideci lehine aval veren konumunda olduğu, bu nedenle çek tazminatından sorumlu oldukları, ödeme emri tebliğinin incelenmesinde ekinde ödeme emri ve çek suretinin olduğunun belirtildiği bu nedenle usule uygun olduğu, davacı borca itiraz etse de borca itirazında bedelin ödendiğinin kanıtlanamadığı, davacının faiz itirazının yerinde olmadığının bilirkişi incelemesi ile anlaşıldığı sebepleriyle reddine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Takibin çek tazminatı kaleminin davacı … yönünden İPTALİNE, bunu aşan taleplerin ayrı ayrı REDDİNE, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekili ve alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı borçlular istinaf dilekçesinde; müvekkillerine tebliğ edilen ödeme emri ekinde takip konusu çekin okunaksız ve fotokopi olduğunu, kimin tarafından ne şekilde imzalandığının belli olmadığını, bu beyanları dikkate alınmadan karar verildiğini, davalının takibe konu çekte yetkili hamil olmadığını, mahkemece bu hususta inceleme yapılmadığını, 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine dayalı def’inin bilirkişi tarafından da dikkate alınmadığını, yasaya uygun olarak faktoring işlemi gerçekleşmediğini, mahkemece fotokopi evraklar üzerinden karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, raporun hatalı ve hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, mahkemece tedbir bakımından yüksek teminata karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı alacaklı istinaf dilekçesinde; çek tazminatı yönünden takipte “%10 çek tazminatından keşideci sorumludur” şeklinde ibarenin ödeme emrine eklendiğini, taraflara bu şekilde tebliğ edildiğini, davacı … … A.Ş.’nin çek tazminatından sorumlu olmadığı hususu açık olduğu halde davacının bu şirket yönünden kabulüne karar verilmesinin ve müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı/borçluların takip sonrası faiz oranına yönelik itirazının kabulüne, İstanbul 36. İcra Dairesinin 2019/18591 esas sayılı takip dosyasında ödeme emrinde yer alan asıl alacağa takip sonrası için uygulanması istenen faiz oranının “3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca yıllık %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi” olarak düzeltilmesine, davacıların diğer itiraz ve şikayetlerinin reddine, mahkemece tensiple birlikte takibin teminat karşılığında geçici olarak durdurulmasına karar verilmiş ise de, teminat yatırılmadığından takibin durması sonucu ortaya çıkmadığından davalı/alacaklının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine, kabul edilen kısım asıl alacağa yönelik olmayıp fer’i nitelikteki faiz oranına ilişkin olduğundan davacıların koşulları oluşmayan tazminat ve para cezası uygulanması taleplerinin reddine, davacıların sair istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular vekilleri ve alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı borçlular Mustafa, Muhammet, … İnş.A.Ş.vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerine tebliğ edilen ödeme emri ekinde takip konusu çekin okunaksız ve fotokopi olduğunu, kimin tarafından ne şekilde imzalandığının belli olmadığını, ödeme emrinin usule aykırı olduğu, ödeme emrinde çek tazminatının kimden alınacağının açıkca belirtilmediğini ileri sürmüştür.
2.Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; müvekkil şirket ile davacılar arasındaki faktoring sözleşmesine davacıların taraf olduğu, dosyada mübrez Faktoring Sözleşmesi ve eklerinden de görüleceği üzere çeke keşide tarihi ve miktarıyla birlikte açık bir şekilde atıf yapıldığı, temerrüt halinde sözleşmede kararlaştırılan temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde şikayet ve borca itirazın kısmen kabul kısmen reddine dair kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 169/a-1. maddesi, TTK’nın 783/3. maddesi, TTK’nın 818/1. maddesinin (g) bendinin göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 702/1. maddesi, 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraflarca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90’ar TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.