YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5039
KARAR NO : 2009/1341
KARAR TARİHİ : 12.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :1-… …, 2-…
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini açıklayarak, bakiye toplam 34.950,00.TL.nın ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … …, kaza ile ilgisinin bulunmadığını ve davayı kabul etmediğini, davalı …’da, kusuru ve davayı kabul etmediğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 33.100,00.TL.nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, dosya içeriğine göre davalı taraf tanığı ve davalılardan … …’nın oğlu olan İdris … 30.12.2006 tarihli karakol ifadesinde,kendi araçlarının 20 km.hız ile gittiğini, sigortalı aracın viraja hızlı girdiğini ve virajı alamayarak kendisinin de içinde bulunduğu araca çarptığını, kendilerinin hastaneye gittiği sırada araçların yanında kimsenin kalmadığını, daha sonra olay yerine geldiklerinde jandarmanın kaza yerine gelip gitmiş olduğunu belirtmiş,yargılama sırasında tespit edilen 26.12.2007 tarihli ifadesinde ise,olay sırasında kendi araçlarının hızının 20-30 km. Civarında olduğunu, sigortalı aracın şerit ihlali yaparak kendi araçlarına vurduğunu, ertesi gün olay yerine geldiğinde
karayolları ekiplerinin yolu açmak için araçları kazanın olduğu yerden başka yere çektiklerini gördüğünü, o ana kadar kaza tespit tutanağının tutulmamış olduğunu, araçların yeri değiştirildikten sonra jandarma ekiplerinin gelerek tutanak tuttuklarını belirtmiştir. Bu durumda, adı geçen tanığın her iki ifadesi karşılaştırıldığında, kaza tespit tutanağının kazaya karışan araçların çarpışma anındaki konumlarına göre mi, yoksa araçların karayolları ekiplerinin yolu açmak için kaza yerinden çekildikten sonraki konumlarına göre mi tutulduğu hususunda çelişkiler meydana gelmiştir. Ayrıca, sigortalı araç sürücüsü …’ın müşteki sıfatı ile Doğubayazıt Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/593 Esas sayılı dosyasında vermiş olduğu 26.11.2007 tarihli ifadesinde, adı geçen tanık …’nin 08.01.2007 tarihli karakol beyanlarında, karayolları ekiplerinin kazaya karışan araçların yerlerini (olay günü itibariyle) değiştirmediğini belirtmiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş, tanık beyanları arasında meydana gelen çelişkiler giderilmeli, gerekirse tutanak mümzileri dinlenmeli ve olay yerinde keşif yapılarak olay yeri ile ilgili bilgi ve görgüleri tespit edilmeli, yukarıda adı geçen Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/593 Esas sayılı dosyasındaki tüm bilgiler birlikte değerlendirilmek üzere, dosyanın İstanbul … ya da Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kuruluşlardan oluşturulacak bilirkişi kurulundan tarafların olaydaki kusur oranları ve sigortalı araçtaki gerçek zararın tespiti için gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken,eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle,davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 12.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.