Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/4972 E. 2006/6135 K. 29.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4972
KARAR NO : 2006/6135
KARAR TARİHİ : 29.09.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Davacının davalılar aleyhine açtığı Kadastro tesbitine itiraza ilişkin dava dilekçesinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 179.maddesindeki şartlara uygun bulunmadığından tensiben reddine dair karar, davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosyadaki belgeler ve inceleme raporu okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Mahkemece dava dilekçesinin usulüne uygun olarak düzenlenmediği gerekçe gösterilerek, tensiple dilekçenin reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı dilekçesine ekli listede; ada no, parsel no, miktarı, maliki yazılı taşınmazların kendisine ait olup emaneten kardeşi …’a bıraktığını, İstanbul’da olmasından istifade eden …’nın kadastro tesbiti sırasında taşınmazları kendisi ve çocukları adına tesbit ettirdiğini ifade ile tesbitlerin iptalini ve adına tapuya tescilini talep etmiştir. Dilekçenin alışılmış usule, şekle uygun olmadığı düşünülebilir. Ne varki dilekçeden, davaya konu edilen taşınmazlarla, davalı sıfatını kazanan kişilerin tesbit istemi mümkün bulunmaktadır. Tereddüt edilen hallerde dilekçenin tensiple reddi yerine; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 75.maddesindeki “Ancak müphem ve mütenakız gördüğü iddia ve sebepler hakkında izahat isteyeyebilir. Hakim davanın her safhasında iki tarafın iddiaları hududu dahilinde olmak üzere kendilerini istima ve lazım olan delillerin ibraz ve ikamesini emredebilir” hükmü ile; aynı yasanın 78.maddesindeki “Okunamayan…. evrak iade edilir ve yeniden tanzimi için münasip bir mühlet verilir. Bu mühlet zarfında tanzim olunmaz ise yeniden mühlet verilmez.” hükmü nazara alınarak davacıya uygun bir süre verilip tereddüt edilen hususların açıklığa kavuşturulmasını istemek “hakim tahkikat ve muhakemenin mümkün olduğu derecede sürat ve intizam dairesinde cereyanına ve beyhude masrafa meydan verilmemesine dikkat ile mükelleftir.” Hükmüne daha uygun olacağı açıktır. Hal böyle olunca, mahkemece davacıya anlaşılamayan hususları açıklığa kavuşturması veya yeni bir dilekçe düzenlenmesi için yasada belirtildiği şekilde uygun bir süre verilip bu süre içerisinde istenilen hususun yerine getirilip, getirilmemesine göre değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmelidir. Davacıya makul bir süre verip eksik görülen hususların tamamlanması istenmeden dilekçenin reddine karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.