Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/8329 E. 2022/9517 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8329
KARAR NO : 2022/9517
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.07.2021 tarih ve 2020/111 E. – 2021/243 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davalı adına kayıtlı 2873 parsel ve 3184 parsel nolu taşınmazlar üzerinde davacı adına 5 yıl süreli 21/09/2010 tarihli intifa hakkı tesis edildiğini ve taraflar arasında 18/09/2010 tarihli iki ayrı bayilik sözleşmesi imzalanarak istasyonların işletilmesinin davalıya bırakıldığını, davalının 26/01/2012 tarihli ihtarla bayilik sözleşmelerini feshetmesine rağmen istasyonları davacıya teslim etmediğini ileri sürerek müdahalenin men’i ile 2.000,00 TL ecrimisil bedelinin her aya ilişkin bedelin ait olduğu ayın sonundan itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 16/10/2015 tarihli dilekçesi ile talebini 28.000,00 TL ecrimisil bedeli olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili asıl davada, davacının ürün teslim etme yükümlülüğünü ihtarnamelere rağmen yerine getirmemesi üzerine Meriç Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/1 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını, davacının Aralık 2011’den sonra hiç mal göndermediğini, bunun üzerine davalının 26/01/2012 tarihli ihtar ile bayilik sözleşmesinin feshi ile ariyetlerin teslim alınmasını davacıya ihtar ettiğini, davacının 20/02/2012 tarihinde ariyetleri teslim aldığını, intifa ile bayilik sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle davalının intifa sözleşmesi ile de bağlı kalmadığının açık olduğunu, davalının haksız el atmasının söz konusu olmadığını sözleşmedeki asli edimini yerine getirmeyen ve açıkça kusurlu olan davacının kendi kusurunun sonuçlarından yararlanamayacağını, 3184 parsel nolu taşınmazın davalı adına
kayıtlı olmadığını, davalıya sadece 2873 parsel nolu taşınmaz için yönelmesinin mümkün olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili birleşen davada, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona ermesine rağmen davacı yararına 5 yıl süreli intifa hakkı bulunan taşınmazların davacıya teslim edilmediği için 30/07/2013 tarihinde müdahalenin men’i ile ecrimisil davası açıldığını, davalının işgale 30/07/2013 tarihinden sonra da devam ettiği için 21/09/2015 tarihe kadar işleyen ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili birleşen davada, asıl davadaki savunma nedenleri belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, bayilik sözleşmesi ile intifa sözleşmesinin ayrı sözleşmeler olduğu, davalının bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmesine karşılık dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının 5 yıl süreli intifa hakkının bulunduğu ve davalının sözleşmeyi feshetmesine rağmen taşınmazları tahliye etmemesi nedeniyle davacının ecrimisil talebinde haklı olduğu, her ne kadar HMK’da yapılan değişiklikle bozmadan sonra da ıslah yapabilme imkanı getirilmiş ise de ıslahın yapıldığı tarihin 16/10/2015 olduğu, kanun değişikliğinden önce yapıldığı anlaşıldığından bozma ilamına uyularak ve taleple bağlı kalınarak asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 2.000 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava devam ederken intifa hakkının süresinin dolduğundan davacının davalının dava konusu taşınmazlara haksız el atmasının önlenmesi ve davalının taşınmazlardan tahliyesi taleplerinin konusuz kaldığı, mahkemece yapılan keşifte tespit edilen ekipman ve teçhizatların yargılama devam ederken davacı şirkete teslim edildiği davacı vekilince beyan edildiğinden davacı vekilinin eşya teslimi talebinin de konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden ise 31/07/2013 tarihi ile intifa hakkının bitim tarihi olan 21/09/2015 tarihleri arasındaki kira bedelinin 10.04.2021 havale tarihli ek raporda 44.435,93 TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından, birleşen davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 40.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 7251 sayılı Kanun ile 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesine eklenen hükmün önceki ıslah dilekçesini geçerli hale getirmemiş ve kanunun çıkmasından sonra yeniden bir ıslah dilekçesi verilmemiş olmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları, davacı vekilinin ise tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyizine gelince, mahkemece asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesine karşın kendisini vekille temsil ettiren davalı yan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemişse de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün A fıkrasına, “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 4.080.- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine”cümlesini içeren (8) nolu yeni bir bent eklenmek suretiyle kararın bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 120,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.