Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/10587 E. 2022/26592 K. 30.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10587
KARAR NO : 2022/26592
KARAR TARİHİ : 30.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, mala zarar verme, kasten yaralama

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A- Sanık … ve … hakkında hakaret ve tehdit ile sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik, katılanlar …, … ve … vekilinin temyiz isteği yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B- Sanıklar … ve … hakkında hakaret suçundan verilen beraat ile katılan sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı hükümlerinin temyizinde;
Sanıklara atılı suça ilişkin yasa maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/2. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, katılanlar … ve … ile katılan sanık … vekilinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE,
C- Sanık … hakkında tehdit, hakaret ve mala zarar verme, katılan sanık … hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Birleşen dosya kapsamında sanık … hakkında TCK’nın 106/2-c, 125/1-4, 43/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında sanığın hakaret eyleminin uzlaştırma kapsamında bulunmayan TCK’nın 106/2-c. madde ve fıkrasında düzenlenmiş olan tehdit suçuyla birlikte işlendiği iddia edildiğinden, CMK’nın 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında tehdit suçundan TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca hüküm kurulması ve 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkrayla uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi sonucunda TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun ve asıl dosya kapsamındaki TCK’nın 151/1. madde ve fıkrasında düzenlenmiş olan mala zarar verme suçunun uzlaştırmaya tabi hale gelmesi karşısında, sanığın hakaret, tehdit ve mala zarar verme suçları yönünden anılan Kanun’un 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca uzlaşma hükümleri uygulanarak sonucuna göre hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanık …’ın katılan …’a yönelik yaralama eylemi sırasında tehdit niteliğinde sözler söylediğinin kabul edilmesine karşın, tehdit içeren sözlerin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olduğu, eylemlerinin bir bütün halinde kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında tehdit suçundan ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
3- Sanık …’ın yalnızca katılan …’ı tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, hüküm fıkrasında eylemin birden fazla kişiye karşı işlendiği belirtilerek sanığın cezasında TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılması sonucunda çelişkiye neden olunması,
4- Sanık …’ın çöp kovası fırlatması suretiyle katılanlar … ve …’ı yaralaması eylemine ilişkin, sanığın cezasında TCK’nın 86/3-e. madde ve fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve seçimlik yaptırım öngören kasten yaralama suçunda, hapis cezasının tercih edilme gerekçesinin belirtilmemesi,
5- Taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunması, olay kapsamında tartışmanın çıkış nedenine ilişkin farklı anlatımlarda bulunmaları ve sanık … ile katılan sanık …’ın hakaret eylemlerini karşılıklı işlediğinin kabul edilmesi karşısında, olayın çıkışı ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği hususu da dikkate alınıp, sanık … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçları ile sanık … hakkında tehdit ve mala zarar suçlarından TCK’nın 29, hakaret eylemine ilişkin olarak da aynı Kanun’un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
6- Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde takdiri indirim yapıldığı sırada uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı ve katılanlar … ve … ile katılan sanık … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak
HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, sanık … hakkında yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.