Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/35328 E. 2022/21101 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35328
KARAR NO : 2022/21101
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan … vekili, sanıklar …, …, …, …, …, … ve … müdafileri, sanıklar … ve …
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCELER : Ret, Onama, Düzeltilerek Onama, Bozma

Sanık … müdafisinin ve sanık …’ın duruşmalı inceleme istemlerinin, hükmolunan cezaların sürelerine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
A) Sanıklar hakkında “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarih ve 2012/6-1490/59 sayılı kararında açıklandığı üzere, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek için kurulan örgüte üye olma suçları kamunun güvenliğine karşı işlenen suçlardan olması ve TCK’nin 158/3. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek cezanın bir kat artırılacağına” dair düzenlemenin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması karşısında, sanıklara yüklenen “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından açılan kamu davalarına katılma hakkı bulunmayan katılan vekili tarafından yapılan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B) Sanıklar …, …, … ve … hakkında “Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarından, sanıklar … ve … hakkında “Nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan, sanık … hakkında “Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekili, sanıklar …, …, … ve … müdafileri ile sanıklar … ve …’ın temyizlerinin incelenmesinde:
Sanık …’ın, katılanın yetkilisi olduğu … firmasının Bursa ilinde pazarlama müdürü olarak çalıştığı, diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek ve hayali firma isimlerini kullanarak Usta … firmasından iplik sipariş edip karşılığında sahte çekler vermesi eylemlerinin TCK’nın 158/1-f-son. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu, müşterilerden tahsil ettiği 10.448 USD parayı teslim etmemesi eylemlerinin ise TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar …, …, … ve …’ın üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları ile sanıklar … ve …’ın üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar …, …, …, …, … ve … tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı; sanık …’ün üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçu, sanık …’in üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden ise yüklenen suçların sanıklar … ve … tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekili, sanıklar …, …, … ve … müdafileri ile sanıklar … ve …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkûmiyet ve beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
C) Sanık … hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanığın temyizlerinin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekili ve sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın katılan şirketten satın aldığı mallar karşılığında verdiği iki adet sahte çeki 10.02.2011 tarihinde vermiş olması ve bu çeklerin farklı tarihte düzenlendiğine dair delil bulunmaması karşısında, sanığın eyleminin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm fıkrasında 43. maddenin uygulanmasına ilişkin 3-B bendinin 2. paragrafının tamamen çıkartılmasına, üçüncü paragraftaki “bir yıl yirmi ay on gün hapis” ibaresinin çıkartılarak yerine “iki yıl bir ay” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D) Sanık … hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafisi ve katılan … vekilinin temyizlerinin incelenmesinde:
Sanığın iştirak ettiği eylemler nedeniyle katılanın yekilisi olduğu şirkete verilen sahte çeklerin veriliş tarihinin 10.10.2010 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 10.10.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisi ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
E) Sanık … hakkında “Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçundan, sanık … hakkında “Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar …, … ve … hakkında “Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık” suçlarından, sanık … hakkında “Nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik sanıklar …, … ve … müdafiileri, sanık … ile katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesinde:
1- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde:
Sanığın, … Tekstil firmasının bilgilerini firma ortağı …’dan öğrenip, kendisini katılan …’ya … Tekstil yetkilisi … olarak tanıttığı, firma adına sahte kaşe oluşturup 94.364.56 TL bedelli mal aldığı ve karşılığında keşidecisi … İthalat İhracat Ve Ticaret Limited Şirketi olan 25.000 TL bedelli çalıntı çeki verdiği, katılan …’nın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarına göre bu eylemi sanık … ile birlikte gerçekleştirdiği, bu haliyle sanığın TCK’nin 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu ile aynı Kanun’un 158/1-f-son maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,
2- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde:
Sanığın, sanık … aracılığı ile… Tekstil isimli hayali firma adına üç farklı tarihte toplam 137.095,34 TL bedelli mal çıkışı yaptıkları halde hiç ödeme yapmadıkları iddia edilen olayda, … Tekstil isimli firmanın … adresinin sanık … tarafından 2 aylığına kiralanıp daha sonra terkedildiğinin iş yeri sahibi … tarafından belirtilmiş olması, sanığın … isimli şahsa ait…Tekstil ve … isimli şahsa ait… Tekstil isimli firmaların iş yerlerini, katılan …’ya… Tekstil olarak göstermiş olması karşısında, sanığın dolandırıcılık suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,
3- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde:
İddianamede 9. eylem olarak, gerekçeli kararda 13. eylem olarak anlatılan müşteki …’un yetkilisi olduğu … Tekstil Ltd. Şti. nin bilgileri kullanılarak verilen iplik siparişi sonrası malların nakliyatını gerçekleştiren …’ın soruşturma aşamasında alınan beyanında 05073123059 numaralı telefondan arayan kişinin kendisini yönlendirdiğini, malı teslim aldıktan sonra kendisine söylenen kantara gittiğinde bir aracın kendisini karşıladığını ve kantarın alt tarafında bulunan bir depoya malı indirdiklerini, malı teslim alan şahısların …, … ve ismini hatırlayamadığı ancak gördüğünde tanıyabileceği şahıslar olduğunu beyan edip, sanık …’u teşhis etmesi, yukarıda belirtilen telefon numarasının sanık …’a ait olduğunun da sanığın beyanıyla sabit olması, ayrıca …,… Dokuma, … Mühendislik, … Tekstil, … Tekstil isimli firmalar adına mal teslim alıp nakliye işlemini yapan …’in soruşturma aşamasında alınan beyanında, teslim aldığı malları sanık …’un duaçınarındaki ofisine götürdüğünü, …’un yanında …,…isimli şahısların da olduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğu gözetilmeden TCK’nin 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu ile aynı Kanun’un 158/1-f-son maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,
4- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde:
İddianamede 9. eylem olarak, gerekçeli kararda 13. eylem olarak anlatılan müşteki …’un yetkilisi olduğu … Tekstil Ltd. Şti. nin bilgileri kullanılarak iplik alınması eyleminde, katılan …’un alınan beyanlarında, sanık … aracılığıyla katılan şirketten bir defaya mahsus 200 Kg iplik satın aldığını, diğer siparişler ortaya çıkınca sanık …’ın kendisine siparişleri sanık …’ün verdiğini belirttiğini beyan etmesi, sanığın soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan savunmasında, kumaş ticareti yaptığını, kendi adına firması olmaması nedeniyle … Tekstil Ltd. Şti. adına fatura kestiğini beyan etmesi, sanık …’ın bu eyleme ilişkin soruşturma aşamasında müdafi eşliğinde alınan savunmasında, … Tekstil Ltd. Şti. nin yetkilisinin sanık … olduğunu, siparişleri …’ün verdiğini beyan etmesi, ayrıca sanığın, sanık …’un azmettirmesi ile katılan …’ya bir atölyeyi …Tekstil olarak teyit edip, iş yeri sahibinin hastanede olduğunu belirterek katılanı yanıltması karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olduğu gözetilmeden TCK’nin 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu ile aynı Kanun’un 158/1-f-son maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,
5- Sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
6- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde:

Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 27.12.2015 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiileri, sanık … ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 28.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.