YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8097
KARAR NO : 2022/18033
KARAR TARİHİ : 08.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, kaçak eşyaların müsaderesine, tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosya içinde bulunan 13.12.2014 tarihli tutanakta; sanığın yedek şoför olarak bulunduğu yolcu otobüsünde önleyici arama kararı ile yapılan aramada, otobüsün bagaj kısmında bir adet çanta içerisindeki toplam 315 paket kaçak sigara ele geçirildiği olayda; 5271 sayılı CMK’nun 148/4. maddesi uyarınca müdafii hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı gözetildiğinde, sanığın kollukta müdafii hazır olmadan verdiği ifadesini talimat mahkemesinde doğrulamadığı ve suça konu sigaraların yedek şoför olan … ’a ait olduğunu beyan ederek suçu inkar ettiğinin anlaşılması karşısında, otobüsün şoförü …, varsa yedek şoför ile hostesin açık kimliği tespit edilip dinlenilmeleri, bu tanıkların beyanına göre gerekirse tutanak mümzilerinin tanık olarak dinlenilmek suretiyle, olayla ilgili bilgi ve görgüleri sorularak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Sanık hakkında verilen gün adli para cezasının bir gün karşılığı 20,00 TL üzerinden hesaplanması sırasında uygulama maddesinin TCK’nun 52/2. maddesi yerine, aynı Yasanın 50/1. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3- TCK’nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. – 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezası için TCK’nun 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının TCK’nun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
5- Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden tasfiyesine de karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.