Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2305 E. 2009/4963 K. 03.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2305
KARAR NO : 2009/4963
KARAR TARİHİ : 03.07.2009

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait araca, 9.5.2003 tarihinde, davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandını, mahkeme aracığıyla yaptırılan tespitte araçtaki hasarın 14.150,00TL olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak koşulu ile 1.000,00TL’nin, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 13.10.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 14.150,00TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, kusur oranına, hasar miktarına itiraz etmiş, daha sonra ıslah dilekçesiyle zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı … duruşmadaki beyanında, aracı olay tarihinden önce sattığı ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 14.150,00TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’an tahsiline, davalı … yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000.00TL’lik kısmi dava açmış, 13.10.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile 14.500,00TL’nin tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili ise, ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı definde bulunmuştur.
Bilindiği gibi, davacı kısmı davada saklı tuttuğu fazlaya ilişkin haklarını, ek bir dava açarak isteyebileceği gibi, müddeabihi aynı davada kısmi ıslah dilekçesi verip harcını yatırmak suretiyle arttırabilir.
HUMK’nun 83. maddesinde ıslah, taraflardan birisinin yapmış olduğu bir usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesi olarak tanımlanmıştır. Islah, davanın tamamen veya kısmen ıslahı şeklinde yapılabilir. Gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda tamamen ıslahda, yeni bir dava açılmış sayılamayacağı, ıslah edilen davanın ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğu bunun doğal sonucu olarak zamanaşımının ve hak düşürücü sürenin ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılacağı, kısmi davada ise dava edilmeyen alacak kesimi için fazlaya ait hakkın saklı tutulmuş olmasının zamanaşımını kesmeyeceği kabul edilmektedir. Kısmi dava açılması halinde zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir. (Y.HGK.20.3.1068 gün E.9/210,K.151, Y.HGK.23.11.1966 E.T/593, K.296)
O halde, kısmi davada, dava edilmeyen alacak için fazlaya ait hakkın saklı tutulmuş olması zamanaşımını kesmez.
Bu durumda mahkemece, ıslah ile arttırılan miktar yönünden, 2918 Sayılı K.T.K.’nun 109/1.maddesinde öngörülen iki yıllık ve olay tarihinde yürürlükte bulunan TCK’nunda öngörülen beş yılık ceza zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek, bu kısma ilişkin talebin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bente açıklanan nedenlerle davalı …
….vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 3.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.