Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4295 E. 2022/8140 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4295
KARAR NO : 2022/8140
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04.04.2019 tarih ve 2018/44 E. – 2019/137 K. sayılı kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.02.2021 tarih ve 2019/920 E. – 2021/151 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2014/29502, 2011/07928, 2011/107925, 2010/39505, 2009/ 23984, 2008/11717, 2005/42074 sayılı “moda”, “mdç moda”, “moda çanta kemer”, “moda çanta”, “moda çanta kemer şekil”, “moda çanta kemer sanayi ve ticaret ltd. şti.”, “mdç moda” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “VİPMODA” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/08847 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirkete ait “moda” ibareli markalara ilişkin ilamlarda davacıya ait “moda” ibareli markaların ülke genelinde tanınmış marka olduğunun sabit görüldüğünü, 2010 ve 2017 tarihli “Moda Çanta Kemer Tanınırlık ve Algı Araştırması” dokümanlarında davacıya ait markaların ülke genelinde en çok tanınan ve ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunun tespit edildiğini, “moda çanta” markasını tanıyıp tanımadıkları sorusuna deneklerin %65’inin “evet” yanıtı verdiğini, YİDK kararında da belirtildiği gibi “moda” kelimesinin sektörde yaygın olarak kullanılan bir sözcük olup ayırt edici niteliğe haiz olmadığını, davalı markasını meydana getiren kelime olan “VİP” kelimesinin ise İngilizce “Very İmportant Person” kısaltması olduğunu, Türkiye’de “VİP” kavramının hizmetin ya da malın “ayrıcalıklı” olduğunu belirtmek için kullanıldığını, bu kullanımda “VIP” kelimesinin malın/hizmetin vasfını belirtmek için kullanılan yardımcı bir kelime olduğunu “VIP” kelimesinin davacı markalarının esas unsuru olan “MODA” kelimesine daha çok vurgu yapmakta olduğunu, esaslı unsur olamayacak ve ayırt edilme kabiliyeti son derece düşük olan bu iki kelimenin birleşiminden oluşan “VİPMODA” markasının tescilinin hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek Türk Patent ve Marka Kurumu YİDK’nın 2018-M-10143 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Özdenir davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru’nun “VİPMODA” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 18.sınıftaki “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.)” mallarının bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise “moda”, “mdç moda”, “moda çanta kemer”, “moda çanta”, “moda çanta kemer şekil”, “moda çanta kemer sanayi ve ticaret ltd. şti., “mdç moda” ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 05, 18, 25, 35.sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, buna göre başvuru kapsamındaki 18.sınıftaki emtianın itiraza dayanak markaların kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür/benzer oldukları tespit ve kabul edildiği, başvuru markasının “vipmoda” şeklinde bir bütün olarak seslendirildiği, davacının markalarının ise “moda” kelimesinin esas unsur olarak kullanıldığı muhtelif kelime ve harf birleşimlerinden oluştuğu; “MODA” kelimenin marka kapsamındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, esasen uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin “vipmoda” ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun “MODA” sözcüğü olduğu; “vip” kelimesi ise İngilizce bir kelime olup “Çok Önemli Kişi” anlamına gelen İngilizce Very Important Person’un baş harflerinden oluşan bir ibare olduğu, “VİP” ibaresi yanında MODA ibaresinin de ayırt ediciliği temsil ettiği, tanımlayıcı veya yardımcı unsur olarak kullanılmış olmadığı, esasen ilk planda MODA ibaresinin göze çarptığı, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak iltibasa neden olacak derecede benzer oldukları, başvuru konusu işarette “VİP” ibaresinin yer almasının işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, zira bunun başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı, çünkü iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak önemli derecede benzerlik bulunduğu, bu farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının, başvuru kapsamında yer alan 18.sınıf ürün ve hizmetleri aynen içerdiği, başvuru kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin davacı markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı dağıtım kanallarından geçtikleri, aynı işyerlerinde sunuldukları, birbirleri yerine ikamet edilme ve rekabet etme olanaklarının bulunduğu, bu nedenle aynı tür sayılmalarının zorunlu bulunduğu, özellikle işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin de iltibas kavramı içerisinde değerlendirilmesinin gerekli olmasının da bu sonucu zorunlu kıldığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nın 2017-M-10143 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2017/08847 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, başvuru kapsamındaki 18. sınıftaki emtianın davacının itirazına mesnet markalarının kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür/benzer olduğu, davalının başvuru markasının “vipmoda”, davacının markalarının ise “moda” kelimesinin esas unsur olarak kullanıldığı muhtelif kelime ve harf birleşimlerinden oluştuğu, markalardaki asıl ve ayırt edici unsurun “MODA” sözcüğü olduğu, davalının başvurusundaki “vip” kelimesinin, İngilizce’de “Çok Önemli Kişi” anlamına geldiği ve işareti anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından ayırt edici kılmadığı, davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir. Davacı markaları “moda”, “mdç moda”, “moda çanta kemer”, “moda çanta”, “moda çanta kemer şekil”, “moda çanta kemer sanayi ve ticaret ltd. şti.”, “mdç moda” olup, davalı başvurusu ise “VİPMODA” ibaresidir. Markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibareler karşılaştırmada dikkate alınmaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK’nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle kullanım tekeli kimseye bırakılamaz. Somut olayda, “MODA” ibaresinin tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, davalının başvuru markasında yer alan “VİPMODA” ibaresinin ise markaya ayırtedicilik katacağının kabul edilmesi gerektiği hususu gözardı edilerek, hatalı değerlendirme ile ilk derece mahkemesince davanın kabulü ve bölge adliye mahkemesince de davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, TPMK YİDK kararının iptali yönünden verilen kararın davalı kurum yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı kuruma iadesine, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.