Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3164 E. 2022/7662 K. 04.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3164
KARAR NO : 2022/7662
KARAR TARİHİ : 04.10.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, tüm davacıların davalarının reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı … ve diğerleri vekili ile müdahil davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında …İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 256-260-264-265 parsel sayılı 24875,00; 15376,00; 19375,00 ve 3125 ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro komisyonunca reddedilen davacı …; …, …’lar tapu ve vergi kayıtları ile miras yoluyla gelen hak ve zilyetliğe dayanarak; davacı … …ise ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış; yargılama sırasında … ve …’lar ile … ve müşterekleri … yanında aynı nedene dayanarak; … ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; … ise miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacı … …, …, …, …, … …, …, … ve …, …, …, …, …, …, …’nün 256, 260, 264, 265 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açmış olduğu davaların reddine çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm davacı … ve diğerleri vekili ve müdahil davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; … ve müştereklerinin dayandıkları tapu kaydının revizyon görmesi sebebiyle zilyetlik iddiaların dinlenebilir olduğu, dava konusu taşınmazların; davacılar … ve müşterekleri olup 1969 yılında ölen ……’ın; ölümünden sonra ise mirasçılarının zilyet ve tasarrufunda bulunduğu ancak; ……’ın ölümü ile kadastro tespit tarihi arasında 20 yıllık sürenin dolmaması nedeniyle …… mirasçıları için tek başlarına zilyetlik hükümlerine göre taşınmaz edinme koşullarının oluşamayacağı; bu nedenle …… (ve mirasçıları) adına belgesizden zilyetlik araştırması yapılması gerektiği; yapılan bu araştırmada …… mirasçıları …, …, … adlarına, belgesizden zilyetlik yoluyla edinilen taşınmazların toplam miktarının dahi …’un diğer mirasçıları için zilyetlik araştırmasına yer bırakmayacak şekilde Kadastro Kanununun öngörmüş olduğu miktar sınırlamasını aşması nedeniyle; müdahil davacı … …’ın ise dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarından, dava konusu taşınmazlar üzerinde her hangi bir zilyetliğinin bulunmaması nedeniyle davalarının reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin, uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerektiğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak taşınmazların vasfı, tespit tarihi itibariyle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme ile alınan zirai bilirkişi raporu soyut ve yetersiz olup hüküm vermeye elverişli değildir.
Öte yandan Mahkeme gerekçesinin incelenmesinde; davacılar … ve müşterekleri yönünden; aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle edinilebilecek miktar sınırlamasını aşar şekilde taşınmaz edindikleri gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bu hususta yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; davacılar … ve müşterekleri ile murisleri …… adına belgesiz zilyetlikten edinilen taşınmaz mallar yönüyle araştırma yapılmış ise de; dosya arasına sadece “belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz listesi” konulmakla yetinilmiş (…Tapu Müdürlüğünün 18.11.2015; 24.3.2017; 18.04.2017 tarihli yazı cevabının eki listeler) olup, bu listeler incelendiğinde bir kısım taşınmazların hükmen tescil edildiği bir kısım taşınmazların ise kadastro tespiti sonucu itirazsız kesinleşerek tespit ve tescil edildiği yazılı olduğu halde; bildirilen parsellerin kadastro tespit tutanakları getirtilmediğinden belgesizden tespit edilip edilmedikleri, tutanak içeriklerine göre muris ……’dan intikal edip etmedikleri denetlenmemiş; yine hükmen tescile esas bu hükme tescile esas dava dosyaları getirtilip hangi nedene ( belgesiz zilyetliğe mi, yahut tapu ya da vergi kaydına mı? ) dayalı olarak tespit ve tescil edildikleri de denetlenmediğinden belgesiz zilyetlik yoluyla yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Açıklanan bu nedenlerle İsmail Hakkı ve müştereklerinin hükme yönelen temyiz itirazları yerindedir.
Müdahil davacı … …, çekişmeli taşınmazların diğer… Soy isimli davacılar ile müşterek kök murisleri olan …’dan intikal ettiğini…’ın çocuklarından olup 1976 tarihinde ölen …’in kendi babası olduğunu, kendisinin de taşınmazlar üzerinde miras yoluyla gelen hakkı olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır.
Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın evveliyatının ilk olarak kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği; davacı (…… mirasçısı) …’ın iddia ettiği gibi… Soy isimli kişiler arasında taksim yapılıp yapılmadığı, asli müdahilin babası …’ın ve dolayısıyla asli müdahil …’ın bu taşınmazlarda hakkı olup olmadığı sorulmamış ve bu yönde bir beyan alınmamış olup, Mahkemece hangi gerekçe ile davacı … …’ın davasının ispat edilemediği sonucuna varıldığı dosya kapsamından anlaşılamadığından adı geçenin hükme yönelen temyiz itirazları yerindedir.
Hal böyle olunca; 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden usulünce zilyetlik araştırması yapılmalı ve bu bağlamda aynı kişiler tarafından, belgesiz zilyetliğe dayalı olarak aynı çalışma alanı içerisinde Hazineye karşı açılan açılan ve hala derdest olan davalar bulunması halinde sağlıklı denetim yapılabilmesi için bu dosyaların birleştirilmesi gerektiği gözönüne alınmalı; ayrıca davacılar adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yoluyla tespit edilen taşınmazların miktarları Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, bildirilen taşınmazlara ait tutanakların onaylı örnekleri ile mahkeme ilamlarının kesinleşme şerhli onaylı örnekleri dosya arasına konulmalı; dava konusu taşınmazların “ham toprak” vasfıyla Hazine adına tespit edildiği dikkate alınarak, tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl önceki tarihlerde çekilen hava fotoğrafları da tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Komutanlığı’ndan istenerek dosya arasına konulmalı; ayrıca taksime dayanan taraftan (…… mirasçıları … ve müştereklerinden)taksim hususundaki delilleri sorularak saptanmalı, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişi ve üç kişilik zirai bilirkişi katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Taşınmazların başında yapılacak keşif sırasında, davacı …’ın çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiğini belirterek miras yoluyla gelen hakka da dayanmış olması ve diğer davacılar … ve müştereklerinin taksime dayanmış olması nedeniyle, dava konusu taşınmazların ilk olarak kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldıkları, mirasçılar arasında usulünce (tüm mirasçıların katılımı ve/veya temsili suretiyle) yapılan bir paylaşım bulunup bulunmadığı, varsa paylaşımın kadastro tespit tarihine kadar bozulup bozulmadığı, davacı …… mirasçılarının iddia ettiği gibi asli müdahil …’ın babasının, kendine düşen miras hissesini…’nin kardeşi …’ye devredip devretmediği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, jeodezi ya da harita mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak, çekişmeli taşınmazların imar-ihyaya tabi taşınmazlardan olduğu saptandığı takdirde imar-ihyanın tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi ayrı ayrı belirlenmeli ve buna göre tespit tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığı hesaplanmalı; ziraat mühendisleri kurulundan, çekişmeli taşınmazların niteliği, eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü itibariyle özel mülke konu olup olamayacağını belirtir şekilde ve ne suretle kullanıma konu olduklarını açıklayan, taşınmaz bölümlerinin ve çevresinin işaretlendiği, değişik yönlerden çekilmiş ve taşınmazları geniş açıdan gösteren fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bunun sonucunda çekişmeli taşınmazların tespit günü itibariyle zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olduğunun anlaşılması halinde; belgesizden tespit ve tescil edildiği bildirilen tutanak içerikleri ve hükmen tescile esas mahkeme ilamları üzerinde gerekirse uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak belgesizden tespit gören taşınmaz miktarı tereddütsüz olarak tespit edilmeli; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı … ve müşterekleri vekili ile müdahil davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 04.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.