Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7077 E. 2023/35 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7077
KARAR NO : 2023/35
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2018/101 Esas, 2019/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2019/2552 Esas, 2020/1767 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.05.2022 tarihli, sanık aleyhine haksız tahrik hükümlerinin makul hadden uygulanması gerektiği, ancak aleyhe temyiz istemi olmadığından bozma nedeni yapılmadan eleştirilerek temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi, eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılanın, oğlu temyiz incelemesi dışı suça sürüklenen çocuk … ile birlikte, İstanbul’da yaşadıkları ve olay tarihinde katılanın ablası…nin ikâmetinde bulundukları, katılan ve temyiz dışı katılan …’in kardeş oldukları, …ve oğlu sanığın eşi …’ün, …’nin ikametinin önüne geldikleri, …ve …’ün arkalarında, yüzünde maske ve elinde kumaşa sarılı av tüfeği bulunan sanığın olduğu, sanığın av tüfeğini birkaç saniye…nin ikâmetine tuttuktan sonra …ve …’ün uyarması üzerine olay yerinden uzaklaşmaya başladığı, bu sırada …’nin ikâmet içerisinden en az bir el av tüfeği ile ateş ettiği, …ve …’ün kaçmaya başladığı, silah sesini duyan sanığın olay yerine geri döndüğü ve ikâmetten tüfek ile çıkan katılan ile karşılaştıkları, sanığın katılana ateş ettiği, katılanın bu sırada yaralandığı, katılanın da sanığa ateş ettiği, her ikisinin de hareketli şekilde birbirlerine ateş ettikleri, sonrasında sanığın olay yerini terk ettiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince olayın haksız tahrik kapsamında işlendiği kabul edilerek taraflar arasındaki husumet, sanık tarafın camlarının kırıldığına dair savunması, sanık …’in olay yerine tüfek ile gelmişse de ilk aşamada vazgeçip geri dönmesi, silah sesiyle birlikte tekrar harekete geçerek katılanın bulunduğu ikâmete yönelmesi, katılan, ablasının evindeyken sanığın tüfekle gelip tüfeği bizzat eve doğrultmasından sonra katılan dışarı çıktığı anda sanık ile karşılaştıktan sonra eylemini gerçekleştirmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında asgariye yakın hadden haksız tahrik indirimi uygulandığı belirtilmiştir.

2. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 29.01.2018 tarihli, 2018/1865 sayılı adli raporunda; “…sol göğüs yarısı koltuk altı hattı 8. ve 11.kot hizasında saçma giriş deliği olduğu, çıkış deliğinin bulunmadığı, tarafımdan yapılan muayenesinde; raporda belirtilen yerde saçma yarası izi görüldüğü, ayrıca her iki koltuk altında göğüs tüpü uygulamasına bağlı iyileşmiş yara izleri saptandığı, ateşli silah yaralanmasına bağlı pnömotoraks arızasının;
Kişinin yaşamına tehlikeye soktuğu,
Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı”, belirtilmiştir.

3. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

4. Tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur.

5. 17.11.2017 tarihli görüntü çözüm tutanağı ile kamera görüntülerinin CD ortamına aktarılmış formu dava dosyası içerisine alınmıştır.

6. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden tanzim edilen, 17.11.2017 tarihli olay yeri inceleme raporu, … Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünce tanzim olunan, 30.11.2017 tarihli uzmanlık raporları dava dosyasına eklenmiştir.

7. Görüntü çözümüne yönelik 27.04.2018, 08.08.2018 ve 31.10.2018 tarihli bilirkişi raporları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince olay İlk Derece Mahkemesince yapılan kabul ile benzer niteliktedir. Ancak katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliğine göre sanık hakkında teşebbüs uygulaması sırasında makul hadden ceza belirlenerek hüküm kurulmuştur.
Haksız tahrik ve meşru savunma hususlarının değerlendirilmesinde ise yukarıda anlatıldığı üzere olay yerine sanığın av tüfeği ile gelmiş olması, ilk anda temyiz dışı …’nin, …ve …’ü bizzat hedef almamış olması yani sanığın annesi ve eşine yönelik ciddî bir saldırı bulunmaması, sanık ve katılanın birbirlerine aynı anda saldırıya geçmeleri hususları birlikte değerlendirildiğinde olayda meşru savunma şartlarının gerçekleşmediği, ancak sanık hakkında azamî hadden haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği belirtilerek bu göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Katılandan sanığa yansıyan haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi gereğince yapılan uygulama ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki eleştiri görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi kararında meşru savunmaya ilişkin hususun tartışıldığı ve “Sanık müdafii olayda sanık …’in meşru müdafaa pozisyonda bulunduğunu belirtmiş ise de davaya konu olayın neredeyse tamamının dosyada mevcut olay yeri yakınında bulunan, Dairemizce de izlenen kamera kayıtları ile tespit edildiği, buna göre ilk önce sanık … annesi …ve eşi …’ün olayın meydana geldiği eve doğru gittikleri, …’in elindeki av tüfeğinin bez ile kapatıldığı, … ve …’in bulunduğu eve geldiklerinde sanık …’in muhtemelen elindeki av tüfeği ile içeridekilerce görüldüğü, ancak eve varmadan annesinin uyarısıyla sanık …’in geri döndüğü, …ve … kapının önüne vardıklarında SSÇ …’nin kapı açılır açılmaz …ve …’e karşı muhtemelen hedef almadan ateş ettiği, SSÇ …’nin hedef almaması sebebiyle karşı tarafta isabet oluşmadığı, bu sesi duyan …’in geri dönüp av tüfeğini kullanıma hazır hale getirdiği, aynı anda müşteki sanık …’in de …’nin elinden av tüfeğini alarak dışarı çıkıp …’e doğru yöneldiği, hatta koştuğu, dosyadaki CD kayıtlarına ve

teknik bilirkişi … imzalı 31/10/2018 tarihli raporun 4. Sayfasında tespit edildiği üzere kamera saatine göre 12.19.20 de …’in …’e doğru, …’in de …’e doğru ilk ateş eylemlerini gerçekleştirdikleri, daha sonra her ikisinin de ateş etmeye devam ettiği, sanık …’in isabet almadığı, …’in ise göğüs bölgesinden isabet aldığı, olay öncesinde sanık …’in olay
yerine ay tüfeği ile gelmiş olması, SSÇ … tarafından mesafe yakın olmasına rağmen …ve …’ün bizzat hedef alınmamış olması yani …’in annesi ve karısının canına yönelik ciddi bir saldırının bulunmaması, bundan sonraki aşamada hem …’in hem …’in birbirlerine karşı aynı anda saldırıya geçmeleri, aynı anda ateş etmeleri karşısında sanık …’in önceden başlayan bir saldırıyı def etmek amacıyla hareket ettiği söylenemeyeceğinden olayda meşru müdafaa şartlarının oluşmadığı”, şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile meşru savunma hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2019/2552 Esas, 2020/1767 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebebi ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.