Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/13201 E. 2023/390 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13201
KARAR NO : 2023/390
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davada istemin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada başvurunun esastan reddine, birleşen davada başvurunun kabulüne; İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüyle ihalenin feshine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davacısı borçlu, alacaklı ve ihale alıcısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; yapılan ihalenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihale satış ilanında hukuka aykırı olarak belirlenen %18 oranında KDV bedelinin sonradan düzeltme yoluyla %8 olarak ilanı mümkün olmadığını, ihaleye katılımın hukuka aykırı olarak engellendiğini, satış ihalesinde tellal bulundurulmadığını, tellal tarafından usulüne uygun olarak 3 defa bağırma eylemi gerçekleştirilmediğini ve bu durumun ihalenin feshi nedeni olduğunu tüm bu nedenlerle yapılan ihalenin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir
2. Birleşen dava davacısı borçlu vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete taşınmaz satış ilanı, düzeltme ilanı ile kıymet takdir raporunun usulsüz olarak tebliğ edildiği, usulsüz tebliğlerden 02.11.2020 tarihinde haberdar olduklarının kabulü ile satış ilanı ve düzeltme ilanının tebliğ tarihinin 02.11.2020 tarih olarak düzeltilmesi ve ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ihale alıcısı … vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı takip alacaklısı vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava dosyası yönünden süresinde satış istenilip istenilmediği hususu ihalenin feshi davalarında re’sen değerlendirilmesi gereken hususlardan olduğu ve süresinde satış istenildiği, bu yönde veyahut başka yönden ihalenin feshini gerektirir herhangi bir neden bulunmadığı belirtilerek; esas dava yönünden; ihalenin feshi isteminin reddine, İhale bedelinin %10’u oranında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, birleşen dava yönünden; İhalenin Feshi isteminin reddine, ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı … vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerleşmiş içtihatlara aykırı olduğunu, ayrıca eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını, bir yıllık yasal süresi içerisinde satış talep edilmediği için icra takibinin düştüğünü, yerel mahkeme dosyasına konu ihalenin kamu düzenine aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, ayrıca yerel mahkeme dosyasında dinlenen tanıkların beyanlarının haklı gerekçe bildirilmeksizin dikkate alınmadığını, dava konusu ihaleye fesat karıştırıldığını beyan ederek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı borçlu … İnşaat Petrol Turzim Nakliye Gıda Pazarlama San ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirkete çıkarılan tebligatın …’e usulsüz olarak tebliğ edildiğini açık ve ayrıntılı şekilde belirttiklerini, …’in tebliğe yetkili olmadığını, müvekkili şirketin kıymet takdiri ve satış ilanına ilişkin itirazlarını sunma hakkının elinden alındığını, davaya konu taşınmazın oldukça düşük bir bedelle satıldığını, beyan ederek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Davacı … vekilinin istinaf başvurusu bakımından yapılan incelemede; şikayet dilekçesinde yer almayan ve sonradan ileri sürülen İİK’nın 150/e maddesine aykırılık iddiasının incelenemeceği, ihaleden sonra yapılan satışın iptaline ilişkin şikayetin bekletici mesele yapılmayacağı, takip sonradan düşürülse bile ihale tarihi itibarıyla takip ayakta olduğundan takibin düşürüldüğü gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilemeyeceği, somut olayda toplu rehin olmamakla birlikte lehine ipotek tesis edilen borçlular aynı olduğundan taşınmazların tek bir takibe konu edilmesinde sakınca olmadığı, ihaleye katılımın hukuka aykırı olarak engellendiği iddia edilmiş ise de; tanık anlatımları soyut nitelikte olup ihaleyi engellemek isteyenler isim verilerek bildirilmediğinden ve kolluktan yardım istendiği iddia edilmediğinden fesat iddiasının sübuta ermediğinden davacı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2. Davacı … İnşaat Pet. Tur. Nak. Gıda Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusu bakımından yapılan incelemede; davacı borçlu vekili Av. …’in UYAP üzerinden 04.03.2019 tarihinde vekaletname sunduğu, ancak vekil kaydının yapılmadığı, satışın yapıldığı talimat dosyasından … İnşaat Pet. Tur. Nak. Gıda Paz. San. Ve Tic. Ltd.Şti. vekili olarak Av. …’e tebligat yapılmadığı, … vekili olarak Av. …’e satış ilanının e tebligat vasıtasıyla usule uygun olarak 17.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği ancak bu tebliğ işlemine ait tebliğ mazbatasında borçlu şirketin adının yazmadığı gibi “ve diğerleri” şeklinde bir ibarenin de bulunmadığı, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmediği gerekçesi ile şikayetçi borçlunun ihalenin feshi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan bahisle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, ihalenin feshine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı borçlu vekili, davalılar alacaklı ve ihale alıcısı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı borçlu vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı alacaklı temyiz dilekçesinde; Av…. yalnızca … vekili olduğu, … İnşaat vekili olarak herhangi bir dava açmadığından ve dilekçe sunmadığından İcra dosyasına … İnşaat vekili olarak kaydedilmediği ve şirkete tebligat yapıldığı, … adına yapılan tebligat neticesinde satış ilanından haberdar olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
3. İhale alıcısı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya şirket vekili olarak vekaletname sunulduğu ancak vekil olarak borçlu şirket adına yapılmış bir işlem olmadığı hususunun İstinaf Mahkemesince dikkate alınmadığı, borçlunun talebinin şirket yetkilisine yapılan tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi şikayetinde asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24.11.2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 27. maddesi ile eklenen fıkra ile;
“İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.
Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.” hükmü getirilmiştir.
Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.
Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re’sen değerlendirilir.
Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK’na 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi;
“134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’da görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir.” hükmünü içermektedir.
3. Değerlendirme
1. Asıl ve birleşen davada tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada şikayetçi vekili, birleşen davada davalı alacaklı ve ihale alıcısının aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl davada davacı aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re’sen yapılan değerlendirmede;
Yukarıda geçen yasal düzenlemeler ve lehe değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10’u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Şikayetçi-borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle, temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının iki numaralı bendinde yer alan “%10’u oranında” ibaresinin çıkartılarak yerine “%5’i oranında” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.