YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8029
KARAR NO : 2009/7490
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1) …
2) …
3) …
4) …
5) …
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait olan taşınmazları eşi ve çocukları olan diğer davalılara devrettiğini öne sürerek yapılan tasarrufların iptali talep etmiştir.
Davalılardan … davacıya borcu bulunduğunu, eşi ve çocuklarına söz verdiği için taşınmazları adlarına tescil ettirdiğini beyan etmiş, diğer davalılar davacı ile borçlu davalı arasındaki alacağın muvazaalı olduğunu, taşınmazların yapılmasında kendilerinin de katkısı olduğunu, borçlunun aciz halinde olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iptal koşullarının oluşmaması nedeniyle dava konusu 1 ila 5, 11 ila 15, 21 ila 24 nolu bağımsız bölümlere ilişkin davanın reddine, 6 ila 10 ve 16 ila 20 nolu bağımsız bölümlere ilişkin davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece 1 ila 5, 11 ila 15, 21 ila 24 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme
../…
-2-
2009/8029
2009/7490
hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. İİK.nun 282. maddesi uyarınca iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir. Bunlardan başka kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir Yine aynı yasanın 278 ve 279. maddelerinde sayılan koşulların varlığı halinde tasarrufun, başka bir sebep aranmaksızın mutlak surette iptale tabi olduğu, 280.maddede ise malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılarına zarar verme kastı ile yaptığı işlemlerin borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği belirtilmiştir. Somut olayda davaya konu edilen taşınmazlardan 24 sayılı parsel üzerindeki 1 ila 5 nolu dairelerin borçlu Mehmet tarafından davalı …’e devredilmemiş olduğu, bu dairelerin dava dışı … tarafında davalı …’e devredildiği bu nedenle iptali gereken tasarrufun bulunmadığı gerekçesiyle, yine dava konusu edilen diğer taşınmazların borçlu tarafından diğer davalılara satıldığı tarihte borçluya ait başka taşınmazların bulunması nedeniyle borçlu … dışındaki davalıların borçlunun aciz halini bilemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda borçlu … ile dava konusu 24 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ki 1 ila 5 nolu daireleri kendisinden satın alan … arasında zorunlu dava arkadaşlığı olması nedeniyle dava dilekçesinin …’e tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanması, İİK.nun 280/1 maddesi uyarınca ‘borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde’ tasarrufun iptal edileceğinin öngörülmesine, aynı yasanın 280/2 maddesinde ise üçüncü şahsın, borçlunun karı veya kocası, usul veya füru ile üçüncü dereceye kadar kan veya sıhri hısımları olması halinde birinci fıkrada yazılı durumun bilindiği farz olunur’ hükmü de gözönünde bulundurularak borçlu ile işlemde bulunan üçüncü kişilerin birinci derece akraba oldukları dosya kapsamından anlaşıldığından İİK.nun 280/1-2 maddesinin olayda uygulama yeri olup olmadığının tartışılması ondan sonra toplanan ve
../…
-3-
2009/8029
2009/7490
toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…