YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12842
KARAR NO : 2023/287
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2020/159 Esas, 2020/352 sayılı kararı ile 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a (6136 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 58 … maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 08.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2014 tarihli ve 2012/1089 Esas, 2014/570 Karar sayılı hükmünün Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 30.05.2018 tarihli ve 2017/2108 Esas, 2018/5188 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine sanık müdafii tarafından yapılan infazın durdurulması talebi üzerine, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2020 tarihli ek kararı ile infaz durdurulmasına karar verilmesine müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, 21.09.2020 tarihli ek karar ile Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/424 Esas, 2017/532 sayılı Kararının tekerrüre esas olduğundan bahisle infazının devamına, sanığın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, anılan ek karara karşı sanık müdafiince yapılan itirazın İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2020/1076 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.04.2021 tarihli ve 2021/2252 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2021 tarihli ve KYB-2021/71455 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2021 tarihli ve KYB-2021/71455sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2020 tarihli kararı ile Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/11/2017 tarihli ve 2016/424 esas, 2017/532 sayılı kararının tekerrüre esas olduğundan bahisle, sanık hakkında verilen hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli kararına konu dosyada suç tarihinin 05/12/2019 olduğu, ikinci kez tekerrüre esas alınan Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/424 esas, 2017/532 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 05.01.2018, yerine getirme tarihinin de 26.06.2018 olduğu gözetildiğinde, Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.11.2017 tarihli karar tekerrüre esas teşkil etmekte ise de, söz konusu kararda sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, bu haliyle sanık hakkında bahse konu karar esas alınarak ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığa ait sabıka kaydının incelenmesinde de ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesine esas teşkil edebilecek bir kararın bulunmadığı nazara alındığında, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayağı gözetilerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un, “Suçta tekerrür ve … tehlikeli suçlular” başlıklı 58 … maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci ikinci fıkrası şöyledir;
“(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra … bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2)Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Uygulanması Hakkında Kanun’un ” Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri ” başlıklı 108 … maddesinin inceleme konusu ile ilgili üçüncü fıkrası şöyledir;
“…(3) ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilemez
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. İnceleme konusu dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli kararı ile Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli ve 2016/424 Esas, 2017/532 sayılı Kararının tekerrüre esas olduğundan bahisle, sanık hakkında verilen hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, ikinci kez tekerrüre esas alınan Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/424 Esas, 2017/532 sayılı kararının kesinleşme tarihinin 05.01.2018, yerine getirme tarihinin de 26.06.2018 olduğu gözetildiğinde, Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22.11.2017 tarihli karar tekerrüre esas teşkil etmekte ise de, söz konusu kararda sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, bu haliyle sanık hakkında bahse konu karar esas alınarak ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde de ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesine esas teşkil edebilecek bir kararın bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabileceği ancak ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2020/1076 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2023 tarihinde karar verildi.