YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1830
KARAR NO : 2022/14638
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma, zimmet
HÜKÜM : 1)Sanıklar …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet,
2)Sanıklar …, …, …, … (…) ve … hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında eylemlerinin zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet,
3)Sanık … hakkında açılan kamu davasının düşürülmesi.
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargılama aşamasında davadan haberdar edilen Hazinenin vekili veya temsilcisi marifetiyle duruşmalara katılmadığı ve katılma talebinde bulunmadığı, bu nedenle de hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, CMK’nın 260/1. maddesine göre ihaleye fesat karıştırma ve zimmet suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun’un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Yasa’nın 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan … vekilinin sanıklar …, …, …, … (…) ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar …, …, …, … ve … (…) müdafileri ile sanıklar … ve …’ın anılan sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanıklar …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Urla Belediyesine ait 1371 ada, 2 parseldeki arsanın çok amaçlı iş merkezi yapılmak üzere ihaleye çıkarıldığı ve 700.000 TL bedelle belediye şirketi olan … Ltd. Şti’ne satıldığı, bu şirketin de ihale yapmadan … firması ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı, ihaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için kanunlarda öngörülmüş ihale usullerinden biriyle usulüne uygun yapılmış ya da yapılacak bir ihale ve iş olmasının zorunlu olduğu, söz konusu olayda ise ihale yapılmadığı nazara alındığında kamu görevlilerinin görev gereklerine aykırı hareket ederek alımın gerçekleştirildiği kişiye yarar sağladığının, ihaleye girme olanağı bulunan kişilerin bu olanaktan yoksun bırakılmaları suretiyle de onların mağduriyetine neden olduklarının, bu suretle görevi kötüye kullanma suçunun oluşacağının kabul edilmesi gerektiği, sanıklar … ve …’e isnat edilen eylemin sübutu halinde kül halinde 5237 sayılı TCK’nın 257/1. maddesi kapsamında görevi kötüye kullanma, kamu görevlisi olmayan sanıklar … ve …’na atılı eylemin ise görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturacağı, görevi kötüye kullanma suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 240. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 30/05/2005 ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Sanıklar …, …, …, … (…) ve … hakkında zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanıkların oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerine uyan görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı TCK’nın 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 17/07/2007 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa’nın 322 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 20/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.