Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4591 E. 2009/7556 K. 16.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4591
KARAR NO : 2009/7556
KARAR TARİHİ : 16.11.2009


-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, park edildiği yerden çarpılması sonucu hasar meydana geldiğini, başvuruya rağmen davalı … şirketince ödeme yapılmadığını belirterek, 3.000.00 YTL’nın müracaat tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, hasarın, belirtilen yer ve şekilde meydana gelmediğini, müvekkili şirketçe yapılan araştırma neticesinde, çevrede bulunan esnafların olaydan haberdar olmadıklarını, hasarın başka bir yerde ve başka bir şekilde oluştuğunun anlaşıldığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, dava konusu sigortalı araçtaki hasarın, belirtilen yerde ve poliçe kapsamında meydana geldiği hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken, sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması ../…

-2-
2009/4591
2009/7556

gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK.nun 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın, sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir
Öte yandan, Kasko Poliçesi Genel Şartları’nın B.1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu, sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını sigortalı ispat etmesi gerekir. Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; olayın 05.02.2007 tarihinde meydana geldiği, kazanın ve araçtaki hasarın tutanakta belirtilen şekilde olduğu Görgü Tespit Tutanağı, sürücü ve zabıt mümzii ve tanıkların yukarıda açıklanan beyanlarına göre kanıtlandığı gibi, sabit olduğu davacı sigortalının rizikonun gerçekleşme şeklini kasten ve iyi niyet kurallarına aykırı şekilde bildirildiği sigortaca kanıtlanamamıştır.
Bu durum karşısında, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıda olup, sigortacı rizikonun ihbar edilen yerden farklı şekilde oluştuğunu, aracın sigorta teminat dışında ve başka yerde hasarlanıp olay yerine getirildiğini soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır. Oysa, davalı sigortaca cevap dilekçesindeki savunmalardan başka delil getirilememiştir.
O halde mahkemece, poliçe teminatı kapsamında gerçekleşen riziko nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarı alınacak bilirkişi raporuyla belirlendikten sonra, hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
../…

-3-
2009/4591
2009/7556

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.