Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/3638 E. 2007/4413 K. 13.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3638
KARAR NO : 2007/4413
KARAR TARİHİ : 13.11.2007

MAHKEMESİ : İZMİR 4. İCRA MAHKEMESİ

Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …’ın 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, İzmir 4.İcra Mahkemesinin 07.06.2006 tarihli ve 2006/191-1602 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 26.06.2007 … ve 33548 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 02.08.2007 … ve K.Y.B.2007/148813 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340.maddesindeki yaptırım tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanunla değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu hakkında İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2005/1471 sayılı dosyası ile yapılan toplam 641,70.YTL.lik ilamsız takip nedeniyle 26.04.2005 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında düzenlenen tutanakta borç miktarı olarak 850,00.YTL. gösterildiği, borçlunun “bu dosya borcunu 29.04.2005 tarihinde ödemeyi taahhüt ve kabul ediyorum” şeklinde taahhütte bulunduğu, alacaklının kabul ettiği, yasal ihtaratının yapılmasını takiben İcra Müdürü ve taraflarca imzalandığı, alacaklı 20.01.2006 havale tarihli dilekçesi ile (eylemi daha önce öğrendiğine dair onaylı icra dosyası içerisinde bilginin bulunmadığı) borçlu hakkında taahhüdü ihlal eyleminden dolayı şikayette bulunduğu, bu suretle suçun 29.4.2005 tarihinde oluştuğu anlaşılmıştır.
Taahhüdü ihlal eylemi 2004 sayılı İİK.nun 340. maddesinde bir aydan üç aya kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken 01.06.2005 tarihinde mükerrer Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa’nın 11. maddesiyle değişik 340. maddesindeki yaptırım üç aya kadar tazyik hapsi olarak değiştirilmiştir. Öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle değişik 7. maddesinin 1.fıkrası ise kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” Hükmü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi gözönünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7. maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1. fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24. maddesine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekirken borçlu sanığın üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle İzmir 4. İcra Mahkemesinin 2006/191-1602 sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309/4-d maddesi uyarınca yeniden uygulama yapılması gerekmekle;
Borçlu sanık … …’ın 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7., 5237 sayılı TCK.nun 52/2. maddeleri dikkate alınarak lehine olan bir ay karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Borçlu sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20,00.YTL’den hesaplanarak sonuç olarak 600,00.YTL. idari para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.