Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/4984 E. 2007/4671 K. 26.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4984
KARAR NO : 2007/4671
KARAR TARİHİ : 26.11.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 498 ada 23 parsel sayılı 71663,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz öncesi ham toprak yerlerden iken tarım arazisi haline getirilmesi, zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmaması ve Kaymakamlıkça verilen men kararının bulunması nedeniyle tarla ve kuyu vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 498 ada 23 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 7100,49 metrekarelik kısmının tespit gibi tesciline, kalan 64562,81 metrekarelik kısmının davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen kısmın kadim mera, kalan 64562.81 metrekarelik kısmının tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, mera ile ilgisinin olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz kadastro tespitinde Kaymakamlık men kararından söz edilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Söz konusu men kararında, meraya sondaj kuyusu açmak suretiyle vaki müdahalenin menine karar verilmiştir. Hazine dosyaya ibraz ettiği 15.3.2006 tarihli taşınmazın meradan açılmak suretiyle kazanıldığı yolundaki idari tahkikat tutanağına dayanmıştır. Çekişmeli taşınmazın güneyinde bulunan komşu 498 ada 9 sayılı parselin vergi kaydına dayanılarak davacı … adına tespit edildiği, ancak tespite itiraz edildiğinden tutanağının kesinleşmediği gibi, aynı adada bulunan bir çok parsele Hazine tarafından taşınmazların öncesinin mera olduğu, şahıslar tarafından da zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olduğundan bahisle itiraz edilip dava açıldığı, dosya içerisindeki bilgilerden ve Dairemizce incelenen diğer dosyalardan anlaşılmaktadır. Taşınmazın niteliğinin doğru olarak belirlenmesi, yargılamanın kısa zamanda ve en az masrafla sonuçlandırılması ve varılacak sonucun doğru olması için aynı adada yer alan ve aynı nedenle davaya konu edilen tüm taşınmazların dava dosyalarının birleştirilmesi zorunlu bulunmaktadır. Mahkemece bu husus nazara alınmadan davanın sonuçlandırılması doğru değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle aynı adada yer alan ve özellikle davacı adına tespit edilip davalı bulunan komşu 498 ada 9 sayılı parsele ilişkin dava dosyaları birleştirilmeli, birleştirilen taşınmazları kenardan çevreleyen komşu taşınmazların onaylı tutanak sureti ile dayanağı olan belgelerin getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları ve idare tahkikat evrakında isimleri yazılı tüm şahıslarla, teknik ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif yapılmalı, taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda ayrıntılı araştırma yapılıp, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenmeli, uzman ziraat mühendisi veya mühendisler kurulundan rapor alınmalı ve toplanan tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece aynı nedene dayanılarak açılan dava dosyaları birleştirilmeden ve yöntemince mera araştırması yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.11.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.