Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/13707 E. 2022/10102 K. 13.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13707
KARAR NO : 2022/10102
KARAR TARİHİ : 13.09.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalılar vekillerince itirazı üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince tüm tarafların itirazının reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 30/04/2019 tarihinde davalılara sigortalı iki araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın çarpışması sonucu gerçekleşen trafik kazasında müvekkilini yaralandığını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli iş göremezlik zararı için şimdilik 40.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 86.021,69 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri; davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının başvurusunun kabulü ile Sompo Sigorta A.Ş. için şirketin önceden yapmış olduğu ödemenin güncellenmiş değerinden farkı oluşturan 19.225,94 TL, Ethica Sigorta A.Ş. için 66.795,75 TL olmak üzere toplam 86.021,69 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22/07/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili ile davalılar vekillerinin söz konusu karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafların itirazının reddine karar vermiş, tüm taraf vekilleri anılan kararı temyiz etmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı …Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davacı vekilinin ve davalı …vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden,
a-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle işgücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 62. maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” 62. maddesinin ikinci fıkrasında ise; “Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” Şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; kaza tespit tutanağında, kazaya karışan her üç araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun tespitinin yapıldığı, davacının maluliyetinden kaynaklanan zarara yönelik alınan aktüerya raporunda, davalıların her birinin ayrı ayrı kusura tekabül eden miktar yönünden hüküm tesis edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde; kazaya karışan her üç aracın kusurunun olduğuna dair kaza tespit tutanağındaki belirleme nazara alındığında, davalı her iki sürücünün sorumluluklarının yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre müşterek müteselsil sorumluluk olması ve müşterek sorumlulardan biri tarafından yapılan ödeme (7.152 TL ödeme davacının da kabulündedir) ile diğerinin de sorumluluğunun o miktarda sonra ereceği hususu dikkate alınarak dava dışı Sompo Sigorta A.Ş. tarafından davacıya ödenen tazminatın güncellenerek toplam tazminat miktarından düşülmesi ve müşterek-müteselsilen hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan yasal düzenlemelere göre aktüerya bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra esasa yönelik hüküm kurulması gerekmektedir. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
b-Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu’nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İHH tarafından da karara esas kabul edilen 08.05.2019 tarihli aktüer ek raporunda; 01.06.2015 tarihli … Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni … Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, İHH tarafından esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, TRH 2010 Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması; tazminat hesaplamasının davacı ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek (işlemiş/
işleyecek devre belirlemesi için) baz alınarak yapılması için, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre (sürekli işgücü kaybı tazminat miktarı için davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı …vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. Maddeleri uyarınca, tarafların vekille temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinin her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olduğu öngörülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için ilgili mevzuat göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında belirlenmesi, sözonusu miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması hâlinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin ve davalı …vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle …vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.254,70 TL kalan harcın temyiz eden davalı …Ş’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …ye geri verilmesine 13/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.