YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2486
KARAR NO : 2009/4765
KARAR TARİHİ : 30.06.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda, müvekkillerinin çocukları …’in hayatını kaybettiğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile toplam 5.900,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ileri sürülen kusur oranının doğru olmadığını ve müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün 3/8 oranında kusurlu olduğu, davacıların destekten yoksun kaldıkları gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kabulüne, davacı … yönünden 595,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatının ıslah dilekçesindeki talep dikkate alınarak faiz uygulanmamasına, davacı … yönünden 4.805,00 YTL destekten yoksun kalma tazminatının davalı tarafından ödeme talep edilen kısım yönünden temerrüt söz konusu olmadığı gerekçesi ile 2.992,98 YTL kısmına kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekili ve davacılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, dava dilekçesinde kazada hayatını kaybeden …’in anne ve babası için toplam 500,00 YTL ( ayrı ayrı 250,00 YTL) destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş, bilirkişi raporundan sonra verilen ıslah dilekçesi ile toplam taleplerini, 5.400,00 YTL tutarında artırarak ( 595,00 YTL baba için, 4.805,00 YTL anne için), toplam 5.900,00 YTL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, hükme esas alına bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verildiği halde, sonuç olarak, 5.900,00 YTL yerine 5.400,00 YTL tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı, kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. TTK.nun 1299/1.maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekili, talep edilen tazminata kaza tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiş olup, ıslah dilekçesi ile sadece dava dilekçesindeki müddeabihi artırmış olmasına göre, faiz talebinde de bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, davalı … şirketinin davadan önce temerrüde düşürülüp düşürülmediği tespit edilerek, davalının dava açılmadan önce temerrüde düşürülmüş olduğunun kabulü halinde talep edilen tazminatın tümü yönünden temerrüt tarihinden, temerrüde düşürülmediğinin kabulü halinde ise, dava dilekçesinde talep edilen tazminat tutarı yönünden dava tarihinden, ıslah ile artırılan tazminat tutarı yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince, yukarıda 2 numaralı bentte açıklandığı üzere davalı … rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zararı ödemekle yükümlü olduğundan, temerrüdü ancak bu sürenin dolmasından sonra gerçekleşmektedir. Mahkemece, anılan düzenleme göz ardı edilerek davacı … lehine hükmedilen tazminata, kaza tarihinden itibaren faiz uygulanması da doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 30.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.