Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2598 E. 2009/4770 K. 30.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2598
KARAR NO : 2009/4770
KARAR TARİHİ : 30.06.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi,

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortalı aracına, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması nedeni ile sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin müvekkilince sigortalıya ödendiğini, kazaya neden olan bir başka aracın trafik sigortacısı tarafından müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını ileri sürerek, bakiye tazminat tutarı 2.008,50 YTL’nin, davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kusur konusunda rapor alınması gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından sigortalanan araçta oluşan hasar yönünden davalının kusursuz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafından sigortalanan araç 20.10.2007 tarihinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında hasar görmüştür. Kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında, kaza, yağışlı havada, üç şeritli otoban yolda sağ şeritte giden ilk aracın yolda kayarak kendi şeridinde dönmesi, arkasında seyreden ikinci aracın ilk araca çarparak yolda enine durması ve arkadan gelen sigortalı aracın da ikinci araca çarpması
şeklinde, bir bütün olarak açıklanmıştır. Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, kaza iki aşamalı olduğunu, ilk aracın tam kusuru ile yolda kaymasından sonra, ikinci aracın ilk araca çarpıp durması ve üçüncü aracın da ikinci araca çarpması ile meydana geldiği, kazanın ikinci aşamasında, ilk araca çarparak yolda enine duran ikinci araç sürücüsünün % 75, sigortalı olan üçüncü araç sürücüsünün ise % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek, ilk aracın, sigortalı aracın hasar görmesinde bir etkisi olmadığı gerekçesi ile ilk aracın işleteni ve sürücüsü aleyhine açılan dava reddedilmiş ise de, öncelikle kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğü’nde görevli trafik alanında uzman bilirkişilerden oluşacak heyetten yeniden rapor alınarak, kazanın birbirine çok yakın mesafelerde seyreden araçların aniden gelişen bir durum karşısında zincirleme olarak birbirlerine çarpmaları şeklinde mi, yoksa duran araca arkadan gelen araçların dikkatsizlikleri sonucunda çarpmaları şeklinde mi meydana geldiği açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.