YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/858
KARAR NO : 2009/3879
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili, davalı … vekili ve davalı … Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda, müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, 40.000,00 YTL maddi tazminatın ve 20.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş vekili, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin aracın işleteni olmadığını, asli kusurun davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğu, davacının Adli Tıp Kurumu raporuna göre % 100 oranında bedensel güç kaybına uğradığı gerekçesi ile bilirkişi raporu ve davacının talebi dikkate alınarak, 40.000,00 YTL maddi tazminatın ve 15.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı ….. vekili ve davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza, davalı …’un sürücüsü olduğu aracın, yolun karşısına geçmeye çalışan davacı …’ye çarpması şeklinde meydana gelmiş olup, kazadan sonra kaza tespit tutanağı düzenlendiğine ilişkin belge dosyada bulunmamaktadır. Kusur durumunun belirlenmesi için olay yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 02.10.2006 tarihli raporda, özetle davacı …’nün taşıt trafiğine ayrılan yolda dikkatsiz davranarak, gerekli önemi almadan karşıdan Karşıya geçmeye çalıştığı, bu nedenle tali kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün ise, şehir içi hız sınırına dikkat etmediği ve fren tedbiri almadığı, bu nedenle asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Oysa hükme esas alınan 09.08.2007 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda, kazanın meydana geliş biçiminde önceki rapordan farklı bir etken belirtilmeksizin davacının asli, davalının ise tali kusurlu olduğu belirtilmiş olup, bu raporda her ne kadar önceki raporun isabetsiz olduğu ifade edilmiş ise de, bu açıklama raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeterli değildir. O halde, mahkemece, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/263 Esas sayılı dosyasındaki maddi olgular da değerlendirilerek, İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek trafik alanında uzman bilirkişi kurulundan ayrıntılı gerekçeli alınacak rapor sonucuna göre, kusur durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de;
a-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; tazminatın miktarı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının, kazanın meydana geldiği tarihten, 03.03.2008 tarihi olan bilinen döneme kadar yoksun kaldığı gelir hesaplanırken 2008 yılının ilk iki ayının hesaplamaya dahil edilmiş olması doğru ise de, rapor tarihinden sonraki dönem olan iskonto uygulamasına tabi tutulacak dönem için yapılan hesaplamada, 2008 yılının ilk iki ayının tekrar hesaplamaya dahil edilmesi, bu dönem için haksız olarak iki kez tazminat ödenmesi sonucunu doğuracak olduğundan, mahkemece anılan bu husus gözardı edilerek hüküm kurulması da isabetli değildir.
b-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı … aleyhine açılan dava, sadece maddi tazminat istemine ilişkin olup, davalı aleyhine sadece maddi tazminata hükmedildiği halde, davalının yargılama gideri ve harcın tamamından diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulması da doğru değildir.
3-Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, 2-a numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … … vekilinin, 2-b numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı, davalı … … ve davalı … Sigorta A.Ş yararına BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı, davalı … … ve davalı … Sigorta A.Ş vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı, davalı … Sigorta A.Ş. ve …’a geri verilmesine 02.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.