YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3986
KARAR NO : 2009/5720
KARAR TARİHİ : 28.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, plakası ve sürücü tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu davacının %50 oranında iş gücünü kaybedecek şekilde yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 6.000,00 YTL daimi iş göremezlik tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda 18.000 YTL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, davanın zamanaşımına uğradığını ve ceza zamanaşımının davalı açısından uygulanamayacağını, davacıya kaza sebebiyle 17.09.2002 tarihinde 5.900,23-YTL ödediklerini ve davacıdan ibraname aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile, 18.000,00-TL. tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan daimi iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 14 ve 15. maddeleri gereği, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin davalıya bildirilmesi üzerine inceleme yapıldıktan sonra, tazminat miktarında ve hak sahiplerinde tereddüt bulunmadığı takdirde belirlenen miktarın, hak sahiplerine ödenmesi gerekir. Davacı vekili, tazminatın ödenmesi için 12.05.2006 tarihinde müracaat ettiğine göre, davalının bu tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. O halde, hükmedilen tazminatı 12.5.2006 temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “ 14.06.2002” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “12.05.2006” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 729.00.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 28.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.